bir varmış yokmuşla başlayan her hikayenin sonunda
varlığınla yokluğunu sorguluyordu hayat kanımca...
kimin kime masal anlattığı önemli değildi
anlatılıyor olması, yaşanıyor olması bir kusurdu hatırlatılınca..
gizlenmiş, saklanmış hikayelerden mi bahsetmek lazımdı
derin
çok derinlerden gelen bir soluk alışımda
bir ara verişimde
bütün yok oluşuma yalvarırcasına
bir ses verircesine
ansızın koynuma sokuluşuna
bazen geceler çok soğuk
bakışlar buz gibi
ben bir çocuk
içimde parçalanıyor sözlerin, tuz gibi!
bir gülüşünde, bir ah çekişinde
kollarımı açıp gözlerimi kapattığımda
kucağıma gelip sarılmanı bekledim
“ümitsiz ayrılışlarıma inatla
______________bende varım demeni özledim”
Sorulmaz oldu ne halim ne de hatırım,
Acı söyleyip de seven dostumu özledim.
Omuz koyduğum kahrolmuş kızıl günlerde,
Elimi tutup da ağlayan dostumu özledim.
Yola düşer yanımda, koluma giren sendin.
akşamın tenhasında,
bozlak nidasında yaşanıyorsun!
biraz garip, biraz da hevesli..
acısını iliklerime kadar iteleyen
istemeden selam vermiş dumura
_______________gelin kızın ağıtı tadında..
ceberrût dalgalar çarpıyor yüreğime
_____________________________sarsılıyor tüm umutlarım
arsızca tırmanıyor, umarsızca hırpalanıyor sevdiklerim
yeniden düşünmek istiyorum geçenleri ve gidenleri
sözlerimle görüyorum, bir çırpıda bitenleri...
ahlakı bozuk kalıp duruşundan belli
nazı kafasına vurmuş deli bu deli
sözüm ona caka satıyor yoldaki avama
çevreye korku salmış kaçık kırk dokuz elli
takılmış koluna parlıyor siyah bir çanta
Soruyorum seni dostlara,
“kimdir bu nazlı”
Başları öne düşüyor,
ne yapacak senin gibi enkazı..
“Desem ki; sevda bu, başı dumanlı”
soluksuz dinlemeye alışmışım sözlerini
güzelliğini görmüşüm içinde
_____________________bir de kimsesizliğimi..
yükselen ayın yıldızlarla dansını izlemişim
özlemişim sımsıkı sarıldığımız eşsiz geceleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!