Gün;
güneş doğar, sabah olur!
Gün;
güneş batar, akşam olur!
Ne doğdun üzerimde,
zifiri karanlıklarda asılı kalan gri düşüm
“bin defa da çıksan karşıma
__________________sitem dolu bakışlarını görmeyi istemem”
bir gün bile yeter
Bugün yanında olmayan,
sadece ben değilim.
Ölümde şu an bizimle değil.
Ama olmayacak mı?
Ailelerimiz yarın
olacaklar mı?
Bakışlarınız;
Yeni bir aşka
davet ediyor beni..
Benim için yeni!
Biraz korkaksınız,
birazda çekingen..
Üzülmeye değer ya da
havaya girecek bir
durumum yoktu.
Hayvanlardan ayrılmamı
sağlayan ve Yüce Mevla’mın
Soğuk bir havaydı.
Seni beklerken, üşüdüm!
Üzerimde ince bir kazak,
bir de pantolonum!
Anlam veremedim;
göz kapaklarına düşen ağırlığı
daha fazla kaldıramayacaktı gözleri
birbirine kavuşmaya başladığı anda
bambaşka bir aleme adım atılacaktı
ısrarla dayanmaya çalışan gerçek boyut
sanal boyuttaki yolculuğa hazır değildi
Varolan çalışma mevzuatı,
İdari yönergelerle desteklenmişti!
Sistematik manzumelerle çoğaltılmıştı.
Yöneticilik kavramıyla donatılmıştı ama
İdarecilik vasfına dönmüştü, sonradan!
Mendilimde göz yaşlarım kuruyamadan
kahrettin beni!
Yüzümü dönmeden daha,
el aleme rezil ettin beni!
Sevdam önünde,
akıl almaz bir soruyla puşt ettin beni.
karanlığa doğru üfledim nefesimi
duman, duman seni çektim içime
bir pişmanlık yaşadı yüreğim, bin pişman
şaşkın aklıma sarıldım görünmeden
bir kara sevda sardı ki gönlümü bilmeden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!