kayıp yıllar vardır her insanın ömründe
dikat et düşme çukurdur o yıllar bende
geç kalmak üzereydin lalsu
hazan mevsiminde geçti ömrümün çoğusu
bakışların mavisi damlar avucuma
lalsu
yırtarak karanlıkları gecelerden geçiyorum
yıldızlar suç ortağım
üzüm gözlerinden aşk şarabı içiyorum
gülüm her yanım sen
sinsi hayat sevenlere vermiyor rahat
ayrıda kalabiliyormuş insan
şiirden bir ev yaptım
camlarını çocukların gülüşlerinden taktım
çiçeklerle örtüm çatısını
tabanına yüreğimi serdim
uçsuz bucaksız ve derinden
böylesine bir tek seni sevdim
havada uçunca dağ kokusu
insanı sarıyor yaşama coşkusu
kafkasların eteğinde
kiraz bağları
daldakiler kiraz değil
dünya dolmuş
biz yolcu
direksiyonunda bizden oplmayanlar oldukça
özlemlere hüzünlere taşır bizi
arasıra şaşırır mutluluğa da uğrar
yüreğimi avucuna koyacak kadar sevdim seni
sen bana yasaktın
bu şehir bana yasak
oysa ben bu şehirde doğdum gamzelerine
gözlerinde yürürdüm
yürüdüm üstüne üstüne karanlığın
girersem yollarına bohçamda türkülerle varırım sana
mutluluklar bağlarını sunar bana
varırsam bir insana
tut ki ben bir ameleyim her gün ezilirim yaşamın altında
sen de bir öğretmensin yaşam okulunda
dermanlığa görmek
uzaktan uzağa sevmek yetmiyor
mektupların saçların gibi üzerimi örtmüyor
vadisine akan su gibi akmalıyım
çiçek bahçesi bedenine
uğrarken en mahrem yerlerine
narın gülüşü
kurşunun tükürüşü
gülün verilene sevildiğini söyleyişi (dir)
kırmızı
gülde gülüşde
her köprüden geçişimde
eğilir altına bakarım
bilirim sokak çocuklarının
köprü altlarında yattığını
ve yüreğimi örterim
her sokak çocuğunun üstüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!