Uçsuz bucaksızlığın içinde
kaldım kendimle
daracık.
dolanıp kaldığım aklımı
kıyılarında gezinip durdum
aşıp gitmek isteyen
Ölmüş ve gömülmüş şeyler okutulur
benim Ülkem de.
nerden karalarsak kalemimize kalır
yaz yaza bildiğin kadar
karanlık
sil sile bildiğin kadar,
Yakıt çubukları sokacaklar Nükleerinden
Bu incecik buruna,
Kanını akıtacaklar Sinop burnunun
Kan Karadeniz'e akacak
Anadolu havasız kalacak
Bu alemde
Krallık içinde bir krallık
mıdır, insan?
Sekiz milyoncuk türden
Farklı bir konum ayrıcalığı mı
Ben İnsanda haneyim
İrademin eylemi imanım
İmanım da ben İnsanım
Kalbimdedir inancım.
Sığınmak ararsam ne bir cemaat
Kim gidebilir bu şehirden
Kim/ARKADAŞ
Battıkça boğuluyorum derken
Gıdıklıyor bu şehir
Dağılıyorum arkadaş
Toplanamıyorum
Nur ve ışık dökülür
bulutlar
kaygısı toprağa kadar
bereket
ve
emanet.
İnsanda dile gelen şey,
Hayvanlar aleminin tüm evrimidir.
ve bu evrim
çok uzundur;
milyon yıllardan bu güne.
Bir yanım ayna, bir yanım oda
Bir yanım masa somya
Somyada uzanıp yatmak;
Telefona bakmak,
Tavana bakmak;
Bakmak, oturmak
Ulan..bir verip beş alıyorsun.
İçine girdim gireli/ içerideyim
Yani.. başım dertte seninle
Kurtulamıyorum.
borçlandırıyor/ yükümü tutuyorsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!