Oynayanlar dolmuş meydana
Bir zamanlar ayılar oynardı
Verdikçe lokmasını
Hop oynar
Hop kalkardı...
Bir çehrenin oynayışını gördüm
Kapatmış gökyüzünü gözlerin
gökyüzünün üstünde kaşın var
gülüm
kaşın var
Kurtulamam senden,
uzakların önünden kaçarım
Ölüm hızlanırken içkilerimin tadında
Kah bira
Rakı, viski
Kadehe devirdiğimiz yıllar
Ne acı değil mi?
Bilsek de meretin marifetini
Ne kendimle baş başa yıllar
Ne arayıp bulabildiğim anılar
Ömrümle geçen çığlık çığlığa
Üç kağıda belenmiş yaşamlar
Bilmem ne kadardır direnmek
Kapılarımız açık 1950
Dost girer
Düşman gider
Dost düşman belli eder
Kapımız aralık 1970
Bir bak
kanlıca mihrabat'tan
İstanbul'a
bir bak
kahverengi gözlerinle
asya'dan avrupa'ya/ dalga dalga
İstanbul’um
Çocuk yüzlü tombulum
Hala gözlerin de mahcubum
Yeşil gözlerinden mavi yaşlar akar
Daha çocuk saçlarına ağartılar düşmüşken
Yüreğim yanar…
Seninle yakalar oldum
Kaybolan umutları
Müjdeledi sanki
Kadıköy martıları
Rıhtımda seyrederiz
Renkli manzaraları
Bugün ben kahvaltımda
balıma,
konçerto dinlettim.
Açtım radyomu
Bal kavanozuna verdim frekansın
Yüzünü yüzüme vurduğum aynalar
Sabah kalktığımda karşımdalar
Uykumu gözlerimden alırken
Gecelerimde hangi bereketli rüyalar
Hangi kabuslar
Hangi şeytanlıklar içimden akar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!