Hikayemizin son baharından
Bir eylül daha geçti
Bilir misin sevgilim
Yapraklar dökülürken
Aynı bardaktan su içerdik
Aynı kaygılar dinlerdik
Güneşten önce tüter
Anamın ocağı...
yüreği yel verir
Kaynar tenceresi
yavrusunu tok tutmaktır
tek hevesi...
Katkılarına teşekkürler
Tanrım,
bizi bugünlere getirdin
ve terkettin.
olacağı buydu, olsun
Bir yandan lokma ekmek diye çırpınan
Bir yandan saray hareminde göbek oynatan
Kim kime dum duma bir oryantal
Böyle gelmiş böyle gider, ha babam at oynatan.
Bir dünyadır yanı başımda yaşanan
Uzaklardayım yine özledim
Sana sarılmak isterdim bir tanem
Sarmaşıklar kopsun
Kollarım dolansın
Sarıp sarmalarken yüreğini
Şavkımız bulutlar üstüne
Susmaktır
sokakları bırakıp kaçmaktır,
korkudan 'ödü' patlamaktır.
Gerçeğin çok düşmanından,
yalanın çok dostlarından...olmaktır...
Umarsızca katlanmaktır.
Seni gördüm çoğu yerde
Çılgınca renklere bürünmüşsün
Öyle güzel seslenişin varki
Ceylan olup yürekçe
Zambak olup güzelce
Ceylan zambak görünmüşsün...
Ne bu ayaklar;
Postal
Takunya
kundura
Ayağında kundura,
Pabucu yok ki dama atsın
Bu yavru ayağa ne taksın
Dam dibe çökmüş, göçmüş
Uyusa da büyüse, nereye yatsın
El emeğidir, baş teri ekmeği;
İstanbul buldum
kaybolan bir İstanbul
Yeniköy’de
Dolaşırdım bir zamanlar
Yeniköy’den habersiz
Korku geceleri, istiklal caddesinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!