Kalbinde Bir Festival Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4878

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kalbinde Bir Festival

Kalbinde bir festival, sokaklarında davullar çalan,
Bir neşe resmedilmiş yüzüne, aslında koca bir yalan!
Susarken bile duyar gibiydim çığlığını, eskiden aklımda kalan...
Çığlığını duyar gibiydim galiba, susarken bile hayale dalan!
Gülüşün bini bir rüya kadar mı ucuzlamış, sahnede talan?
Yüzüne çarpan o sahte ışıkların izine..
Gecenin sabahı çökmüş bak kapanan gözüne,
Rengin cilası düşmüş, gölgenin en saklı gizine!
Döner durursun döndün belki de, hapsoldun krizine..
Kimiyle kadeh tokuşturdun, kimiyle de daldın denizine,
Kül olup düşeceksin, o solgun sabahın ıssızlığında!
*
Ruhunda bir karnaval, damarlarında delice coşan,
İnmiştir bir uyku perdesi gözüne, hayallerde koşan!
Seçer gibiydim gölgeni uzaktan bakarken bile, dağlardan aşan...
Bakıp seçer gibiydim sanki gölgeni bile, yollara şaşan!
Şenliğin sesi bir hiç kadar mı silikleşmiş, bardaktan taşan?
Gözüne batan renklerin, en yabancı teline..
Notası bitmiş şarkının da kapıldın sen seline,
Şarkının da bitmiş ritminin büyüsü, fırtınanın yeline!
Coşar susarsın coştun belki de, kalacaksan eline..
Kimiyle şarkı söyledin, kiminin de sarıldın beline,
Sus elbet susacaksan, o sönen fenerin isli camında!
*
Meydanda bir cümbüş, karanlığın ortasında batan,
Kalbine vurmuş bir mühür, yarası derinde yatan!
Dünlerden geçerken bile nefesini hisseder gibiydim, rüzgara katan...
Sanırım geçerken bile, nefesini hisseder gibiydim, kaşları çatan!
Maskenin sahtesi bir taş kadar mı ağırlaşmış, adımlar atan?
Kalbine dokunan yalanların, en sihirli sözüne..
Masalın da sonu gelmiş bak aldanan gözüne,
Masalına gelmiş aklın karası, kor sıçramış közüne!
Güler geçersin güldün belki de, dönecektin yüzüne..
Kimiyle kılığa girdin, kimiyle de yabanın özüne,
Git elbet gideceksen, o boşalan çadırın ıssız ipinde!
*
Gölgende bir oyun, maskelerin ardından sahte gülen,
Sesine sinmiş bir kış fırtınası, uykuyu bölen!
Uzaktan duyarken bile kahkahanı anlar gibiydim, hisleri ölen...
Duyarken bile anlar gibiydim belki, kahkahandan izleri silen!
Nefesin sıcağı bir buz kadar mı soğumuş, gerçeği bilen?
Sevinçlerin bulanmış sesine, çık yüce dağına..
Işığın da feri sönmüş bak dolanan bağına,
Sönmüş mumun ateşi ışığında, takılmış örümcek ağına!
Bakar körsün baktın belki de, girecektin çağına..
Kimiyle tebessüm ettin, kimiyle de eridin yağında
Dur elbet duracaksan, o kırılan şişenin kesik camında!
*
Çadırda bir telaş, zamanın kuytusunda öylece duran,
Aklını çelmiş bir zehir çanağı, beynine vuran!
Sızarken bile ışığını görür gibiydim, eskiden tuzaklar kuran...
Işığını görür gibiydim galiba, sızarken bile canları buran!
Şarabın demi bir su kadar mı yavanlaşmış, zihinleri yoran?
Aklına kazınan düşlerin, en sihirli tozuna..
Geçer büyünün de etkisi o sarılan kozuna,
Geçer zehrin acısı, büyüsüne bürünen o pozuna!
İçer sızarsın içtin belki de, alışacaksın dozuna..
Kimiyle sarhoş oldun, kimiyle de çürüdün yozuna,
Bit elbet biteceksen, o bitmeyen şenliğin dipsiz kuyusunda!

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 26.08.2026 00:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!