Demiştim;
Bu öğlenin aksamında yine yoksun diye.
Oysa!
Öğlende de yoktun.
Yoktun, yoksun, yine yoksun.
Sırf hayalim.
Afganistan operasyonunda Amerikan uçaklarından atılan bubi tuzakları da, yardım paketleri de sarı renkli çıktı. (Gazeteler)
Yufka yürekli Sam Amca,
Müşekkiriz biz sana.
Unutmazsın yoksulları,
Yardım paketlerin sarı...
-Her şey yerli yerinde, olay sıralı.
-Haklısın.
Veda çok ani değil, ne de olsa molalı
Bir sevinç, iki üzünç, hisler hep çalkantılı
Kendine geldi gibi, bir ara öyle sandı.
Dokunacak kadar yakınım
Şahdamarına,
Gelen ses benim,
Kulaklarına....
Bensiz dolaşamaz senin bedenin,
Bacaklarındki kuvvet benim,
Sevgi bu olmalı. Eğer sevenler, bu kadar yakınsa, bu kadar yakın olması beklenenlerse birbirlerinin ne hissetiğini bile hissedebilmeli, birbirlerinin eli, kolu, sesi, kulağı olmalı, değil mi?
Her On Kasım sabahı
Radyo ve Televizyon
Dergi ve gazeteleri,
Onlarca riyakarın
Doldurur demeçleri:
“İşte o büyük lider...”
Sensizliğe hüküm giydiğim gecelerde,
Yüklerim bin umudu ekmeğime,
Lokma lokma
Ama yutulmuyor.
Başım dönüyor, dengemi bulamıyorum,
Lokumun esnekliğini anımsatır,
Ve aynı tadı.
İşte bu nedenle,
Azı dişlerimle
Çiğner gibi ısırırım
Uçlarını....
Taradigim saclarini,
Oksadigim yanaklarini
Unutur muyum?
Unutur muyum hic
Opucuklerinin tadini!
Bir sonbahar sabahı,
Yazdan çalınmış bir gün gibi,
Ilık, bulutsuz ve güneşli.
Kimimiz vardiyadan, nöbetten,
Çıkmış evine dönerken,
Çoğumuz gidiyoruz iş yerine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!