Kadir Üçvet Şiirleri - Şair Kadir Üçvet

Kadir Üçvet

Şiirlerimin şehirleridir gördüğüm
Zihnin tasarımında karışık kördüğüm
Sokaklar, insanlar, oluşun dipsiz labirenti
sırasını kaçıran beyittir zaman, kuyruktaki

Mecazlar çıkar sığ köşelerden, kötürüm

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Suçluyum, evet,
şiiri bir fırın kapısına bırakıp kaçtığım için,
hamuru yoksul bir dilin teriyle yoğurup
nesrin paslı tepsisine sürmekten suçluyum.


Devamını Oku
Kadir Üçvet

SOBE


İyiyim..

Her şeyden ziyade, sıhhatte..

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Bir rüya kırığıdır dökülen her yaprak,
Zamanın nabzı atar, kırık ve hevessiz.
Gökyüzü pas tutar, taşar içimden ırmak,
Bir anı eğilir suyun yüzüne sessiz.

Evlerin duvarında solgun bir ses uyur,

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Atalarının şahdamarına vuran yaşam korkusu,
Yüzyılların içinden sızar, taşar, dolaşır insanda.
Bir ayaz soluğu, bir sezgi, bir eski anı dokusu,
Kaygısını yazar sonbahara elemli bir mektupda.

Ve O ki, adresi zaman aşırı düğümlere gebe;

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Pek Sayın İnsanoğlu, Sayın Sen;

Varlığınla ilk aklı temsil ederken, arkaik kendini ödünç alınmış mermer parçasında alazlanan volkanın aleviyle yaktığını unuttun mu? O lavları tüküren koca dağın eteklerini aklın, vicdanın, ruhunla tutuşturduğunu; zamanın hışmında pişirip insanlık fırınında ısıttığını bilmez misin? İnsan oğlundan "insana" döndüğünde, diyalektiğin materyalist çarkında bir "Homo-Deus" azmanını ne çabuk yarattığını görmez misin? Ateşle parlattığın oluşlarından fırlayan taşkın lavlar gibi zamanlara dağıttığın yangınlarda, aklın ve vicdanınla yaratıp sonra kaybettiğin metanetini, tarihe alevlerle taşıdığın elem parçacıklarında un ufak olmuş mermer gibi hamurlaşan "Medeni İnsan" eserini, daha dün sabun kalıplarına sığdırarak dedelerinin yağında ellerini yıkayan çocuklar gibi sunduğun yaşam trajedisini bir kez daha yaşamak sana yetmedi mi? Yıktığınla ve yaktığınla kavurduğun “ben”le, geriye bıraktığın türden kalacaklarda bulacağın yegane varlığın yokluk olacağını hala anlamadın mı?

Pek Sayın İnsanoğlu, Sayın Sen;

Devamını Oku
Kadir Üçvet


Zordur vedayı teslim etmek sahibine,
bir temmuz başı
kor alevlerden atlatarak eşikleri
bir temmuz karası ŞEHİR de
Ve isli puslu dumanlar içinde

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Bir vedanın telaşını duydum
Gönlümden akan nehirde
Ne kadar köprüler kursamda
İçine sığamadım menzilde

Vedayı saldım kaynağından ipince

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Veda etmek geçtiğin nehir üzerinde
Vedayı vadesinde bulup da çözmek
İçtiğin zehirdi baldıran köprüsünde
Bir kedinin asaletini insanda özlemek

Tersi giden akıntıda eski bir dosta

Devamını Oku
Kadir Üçvet

Her sabahın beyazı
bir kapı
aralığı
ve dünyaya bir bakışla,
O en güzel gözaltı,
o küçük selam

Devamını Oku