İsminde baş harfim kazılı
Sen ki kaderime tutkalla yazılı
Ve ruhumdan çalıp da hicranı
Zihnimde dolaşan bulutun adısın…
Aşkımda bakışının adı saklı
Bir hayata
Tamam
demek,
Devam demekle;
(İ’pek’si dokunuşu zamanın)
Değer her şeye
Yürüyorsun ey şehir!
Taşların altında yatan bin yıllık sızında
adımların sarayların uykusu,
eteğine dolanıyor hâlâ,
sarnıçların karanlık kokusu.
Kentin üstüne gri bir çul serilmiş
Kızıl boyalı renkte yıkanmış sanki
Üzerine kış mahmurluğu yüklenmiş
Karalar giymeye yazgılı sanki.
Gri evden gür saçlı bir eylül kaçmış
Ne dağları deldinde geçtin o yataklardan
Sen dur hele daha kapanmaz yaran
Az yetimlikler mi sınadı seni de dönmedin
Dayan ey koca çınar alacağın var hayattan
Sen ki ne kıskaçları kaldırdında aktın suyundan
Dost, adın ki o nehir çağlayanı
Kaynağın uzakta saklı diyar
Düz akış saran kuşatan insanı
Her derde çare çağıldar ilaçlar
Gidene inat asra diker o çınarı
Geceden süzerek durulanan sedayı
Dostunun kalanısın
hesabı
Toplasan,
Vicdanı yaralı bir
öksüz
Tarzan…
Yıldızlandık ah o gün
Dost ellere yaldızlandık.
Geç kalan ziyanlardık
Sonhazanda güneşe inandık
Gündüzlü geceleri
Yıldızlandık bugün
Dost ellere yaldızlandık.
Geç kalan fidanlardık
Sonbaharda güneşe inandık
Gündüzlü geceleri
Düştü adın
Sevgilim
sakınaklı bir bakıştan aramadın
beni, dün.
Bir düştün kayıp kentin saklısında
düştün…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!