Şu gönül akşamlarının kızıl karanlığında,
Nice gonca kapanır,sessizce ağlayarak.
Sabah yorgun uyanır,garipler yatağında,
Islak tepelerden kayar acılar çoğalarak.
Solgun yüzlerden süzülen yaştır dökülen,
Hayallerin zirvesine çökerse hep kara bulutlar.
Yürüdüğün yolların izinde tüter elbet dumanlar.
Islanan kirpiklerden hasretle düşünce damlalar.
Gölgende acılar çoğalır,sen güneşte yanarken.
Ruhun sel gibi akarken,bulunık düşüncelerinde.
Gülzarıma sabah rüzgarı oldu,estikçe yaban ellerde,
Hayallerime şavkı vurdu cananın,karanlık gecelerde.
Dolaştığım garip gölgem soldu,kaldı ücra köşelerde.
Baharı görmeyen hasretin,şimdi külü kaldı ateşlerde.
Arzuların zirvesinde ağlayan.bulut gibi şimdi sevdalar.
Hayale hasret gönüller yansın.sönmesin ateşinde közler.
Kafeste bülbül gibi,kapılarda maşukun hayalini gözlesin.
Umudun sarmaşığında dolanınca,gökyüzünde mevsimler,
Bir hayale mahkum aşka aldanan,keskin zaman neylesin.
Arzularının kürek mahkumu olana,rüzgar verir mi fayda?
Tırmandığım tüm yokuşlarda,
Süründüm her gölgenin karanlığında.
Yuvarladıkça zamanı tozlu yollarda,
Aydınlığı yıkadım,terleyen avuçlarımda.
Yürüdüğüm kaldırımlar,sensiz daima sessiz.
Adımlarımla yoruldu gölgem,kaldım nefessiz.
Çaresizim,avareyim,bil ki hem de kimsesiz.
Islak kaldırımlara düştü gölgem,inan çaresiz.
Örgülü saçların gibidir,kına rengiyle akşamlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!