Nasibin tarlalarında açarken rızıklar.
Fırtınalarla dondukça,solar hayatlar.
Sazların dallarına tırmanır karıncalar.
Yorgun inerler,hep gece karanlığına.
Toprakta saplanan kökler,bir hançer.
'Bunda da bir hayır vardır.'derdi babam.
Zamanı ovalarken,o yorgun avuçlarında.
Her günün çilesiyle,savrulurken yabam.
Kor ateşler yağar,gönlümün dağlarında.
Her fani beden yandı,zaman yongasıyla.
Hayatımda kör kuyuları,durmadan kazan.
Yorgun arzularımın hepsi,sapsız bir kürek.
Acıların sillesinden,eğildikçe hep yorulan.
Anladım ki ağlayan korkuların hepsi ürkek.
Gönül sabahında eserken,sevgiyle yorulan.
Bu günde gitti gönül,ben yine yalnız kaldım.
Her fani gibi ben de,geçen günlere ağladım.
Zaman kapılarında,koşan gölgeleri gördüm.
Hırsla yakaladığım gölgenin,izinde yürüdüm.
Haykırdım peşinden,her gün yorgun düştüm.
Yeşil gölgelerine doğan,sabah güneşinin aydınlattığı,
Kalplerimizde bir sevda anıtıdır,doğduğumuz köyümüz.
Şu hayat kalburunun,harman yeli gibi savurup dağıttığı,
Ekin başakları arasından süzülen,rüzgardadır öykümüz.
Dinle arkadaş,sabah yelinde tırpandan yükselen sesini,
Çatlayan minicik ellerinde,
sallanır umutların fırçası.
Önünde boya sandığı,
bir sağa bir sola savrulur.
Yorgun kollarında taşıdığı,
tozlu umutlarını parlatır.
Nurdan şelalelerin dökülür bu gece.
Düşer tan ağarana kadar,gönüllere.
Rahmet sürülür,gökkuşağı renginde.
Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi.
Aydınlık rahmetinde,melekler parlar.
Hasretin heybesinde zamanlarda,
Gezdim çilelerimin karanlıklarında.
Candan kurduğum nice sofralarda.
Tattım gönüllerdeki kahır lokmasını.
Dumansız ateşten yandıkça canım.
Kanatlarımın gölgesinde ıslandı.
Gecelerin ayazından dilim yandı.
Gölgede rüyam titreyip sallandı.
Kandilde acıları yakarken gönül.
Yüce dağların zirvesine kondum.
Gül yaprağına konan bülbülün olsam.
Aşkından inlesem esen rüzgar misali.
Kararan bahtımın ak saçlarını yolsam.
Avuçlarıma batan,kanlı dikenler gibi.
Dalgalarında yüzen martıların sesinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!