Herhangi bir anlama bile sığdıramıyorum artık bizi.
Tanıyamıyorum kokunu, çehreni. Saç diplerime kadar hisseder oldum bizsizliği.
Ezberlemek istemiyorum sensizliği, kabullenmek istemiyorum çaresizliği.
Sadece uyuyalım bu gece, saf dışı bırakalım manasız anıları.
Sarılalım umuda, sarılalım varlığımıza.
Uyuyalım bu gece, ayrı kaldığımız gecelere inat.
Aynı anda rüyalara dalalım; mesela, rüyanda bile sevmek istiyorum o ıhlamur kokan saçlarını.
Bulut gibiyim sayende Takip etmen gerekiyor beni, boş bırakmamalısın bedenimi; aniden saldırabilirim mutlu insanlara.
Bir mekâna giderim belki, aniden çıkarım masanın üstüne; azap çeken ruhum nutuk atar gamsız ruhlara.
Bulut gibiyim sayende Düşe kalka giderim sonu sana çıkan her yolda, sonra dizlerim sen kanar.
Direniyorum;
ama nereye kadar dayanır insan, bilmiyorum.
Bu savaşta sonum görünmüyor gözüme.
Gücüm tükendi;
kaç kez yokladım ölümü, sayısını bilmiyorum.
Durdurabilir misin zamanı?
Durdur da tutsak kalalım salise girdabında.
Dönmesin döngü, bozalım dengeyi. Baş kaldıralım duygu hırsızlarına.
Seni güneşli bir günde sevdim;
parlıyordu göz bebeklerin.
İçime ışıldadın, heyecana kapıldı yüreğim.
Ne güzel bir histi seni öpmek;
dudakların anlam denizinde yıkanmış gibiydi.
Hatırlamak çok acı bir kavram.
Saniyelik soyut halüsinasyonlar için
Hakkın yok kalbini ağrıtmaya.
Sustur, cevap vermesin hatıraların.
Kır aynalarını, denk gelmesin bakışların.
Biz hangi mevsimdik seninle, hangi günlerde eskidik, hangi haftalarda yakındık, hangi aylarda uzaktık mesela, hangi yıllarda mutluyduk tamamıyla.
Biz dört mevsimi bir günde yaşardık oysa, haftaları aylara sıkıştırıp ayları yıllara taşırdık aşk ile.
Ruhuma dokun, Dokun ki esir kalayım ruhunda.
İşkence görmeye de hazırım aşk denen çukurda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!