II.
Bir gün alırken canını bir faninin,
Ansızın geçti önünden Azrail'in,
Yine gülüyordu kuşlara,
Yine bakıyordu insanlara ve
HALEPÇE'Lİ KIZA
Yaşamak,
Bir gün uzakta kalmış,
Ulaşılmaz bir hayal olursa...
Sen çıplak ayaklarınla koşturduğun,
Kırıldın mı ey gönlüm!
Yordular mu seni yine?
Hapsedip varlığını dünyanın en ücra köşesine,
Can mı veriyorsun dipsiz bir yalnızlığın gölgesinde?
Ya da
Ummadığın taşlar mı düşüyor gökten o nahif suretine
Gel Dostum! Bulutlar aşalım seninle
Pamuk şekerinden hayaller kurup
Kağıttan gemiler yüzdürelim,
Umut mavisi gökyüzünde.
Saçlarımıza konsun renkli kelebekler
Gözlerimizde ışıldasın,
Ne zaman kapatsam gözlerimi,
Ölüm tüm renkleri ile geçer gider önümden.
Hal böyleyken siz bayım!
Kalkmış bana bir de yaşamaktan bahsediyorsunuz.
Şimdi yüreğim,
sıkıcı metropoller gibi
Tıkış tıkış…
Nereye adım atsam,
nereye kaçsam,
kendimi bırakıp gitsem bile
Hüzümle sarıp sarmaladığım,
Bir demet gül bıraktım kapına...
Seni unuttuğum günlerden birindeyim yine,
Lütfen kendini bugün benim yerime de hatırla!
Hatırla ki seninle doğsun güneş,
Ay seninle düşsün gecenin koynuna...
Çocuktun sen,
Bazen köhne bir sokak başında,
Bazense soğuk bir kaldırım taşında,
Taze hayallerini kaptırmamışken
henüz şiddete ve yoksulluğa...
Sadece küçük bir çocuktun sen,
Ruhum yanıyor kaptan.
Gözlerimden uçsuz bucaksız
Denizler gelip geçiyor
Ama yine de söndüremiyorum bu yangını.
Pusulam kırık, rüzgâr küskün bana
Ve ne yana dönsem içimde aynı fırtına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!