Ustanın ellerinde, durur zamanda saat,
Taş, toprak nefes alır, başlar yeni bir hayat.
Bir de ruh kazanıp da, merak edip sorana,
Ustasını söylerse; sanat olur zanaat.
Mayıs 1997 / İzmir
Her günüm zehir oldu, kötüyüm dünkü günden,
Sancılar içindeyim, canım usandı tenden.
İçimden atamadım, seni hala vefasız,
Habis bir ur gibisin, ölüyorum derdinden.
Aralık 1990 - Bilecik
Sabah oldu camide, hazin, yanık bir sala,
Yine birini bekler, kucak açmış musalla.
Ateş düştüğü yeri, yakıp geçmiş akşamdan,
Acep sessiz sedasız, göçüp giden kim ola?
12 Ocak 1990-Cuma / Ödemiş
Sal beni sevdalara, yine gönlüm hoş olsun,
Bu günüm senle bahar, boş ver sonra kış olsun.
El olup gittiğin gün, ağlayayım ardından,
Bir ömür gözlerimde kurumayan yaş olsun.
Sen de yaşananlardan, almamışsın bir öğüt,
Saçın sal da rüzgâra, biraz efkârın dağıt!
Dünyanın tüm kahrını, yüklemişsin omzuna,
Benim gibi yorgunsun, belli ki salkım söğüt.
Anlatanlar göçtüler, mamurlar oldu viran,
Kalanlar da unuttu, yok merak eden soran.
Masallar, efsaneler, gömüldüler maziye,
Bil ki sonsuza kadar, hapis kaldın Şahmeran.
12 Mayıs 1992-Salı / Konya
Bir kere insaf edip acımadın halime,
Her gün gözyaşı olup, düştün iki elime.
Seni yitirdim amma; sayende şair oldum,
Acıdan bal çıkardım, şiir oldun dilime.
(25. 11.1990 - Bilecik)
Şairin yâri olmak, zor iştir bilmezsiniz,
Düşünün ki hele bir, ilham koca bir deniz.
Sözcükler dize olup, dalga dalga vurdukça,
Dağılır sis perdesi, ne sır kalır ne de giz…
13 Haziran 1990-Çarşamba / Konya
Evrende her olayın gayesi var besbelli,
Anlamsız hiç bir şey yok göremedin mi deli?
Bilesin bu çektiğim, hicran da boşa değil,
İşte bak şair oldum, burdan gittin gideli.
15 Ocak 1988 – Cuma / Ankara
Seninki samimiyet, şüphe yoktur mutlaka,
Lakin herkes kaldırmaz, bakarsın hatır yıka,
Öylesiyle aranda, mesafen var demektir,
Sen sen ol ona göre, bir daha yapma şaka!
23.06.2014




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!