İzzet Kocadağ Şiirleri - Şair İzzet Kocadağ

İzzet Kocadağ

O da senin gibi etten kemikten mamul,
Ne melek ne de peri, herkes gibi o da kul,
Aşkına bir karşılık vermediyse ne çıkar,
Bir gün başka bulursun, geç bu sevdadan gönül…

1 Kasım 1984-Perşembe / Ankara

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Dönüş yok bu raddeden, ne çare desek eyvah!
Artık o mah yüzüne, bakmam bile bir günah.
Mutluluk senin olsun, gurbet çilesi benim;
Kalasın sağlıcakla, hadi bana eyvallah!

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Kaç mektup yazdım sana, veremedim postaya,
Bir gül gönderemedim, elindeki desteye.
Merhametin yok mudur, cana garaz eylersin,
Hiç başka bul denir mi, yüreğinden hastaya.

13 Temmuz 1986 – Pazar / Ödemiş

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Parmaklıklar ardında, benim her gün ağlayan,
Gidecek bir yerim yok, salsan bile gardiyan!

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Oturdum akşam vakti, şöyle körfeze doğru,
Aklımda yer eylemiş, yine o aynı soru…
Martılar neyin olur? Gece gündüz peşinde,
Söyle biz de bilelim, Dokuz Eylül Vapuru.

17 Nisan 2008-Perşembe / İzmir

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Bu ayrılık değildi, tez geçecekti güya!
Bitecekti hasretlik, kalmadan bir kaç aya.
Seneler aktı geçti, hala senden haber yok;
Gözüm yollarda kaldı, dönecektin hani ya?

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Gidiyorum öyleyse, duysun tüm cümle âlem,
Gözden ırak gönülden ırak olurmuş madem.
Pişman olup da bir gün, haber salma peşimden,
Yalvarsan da nafile, artık geri dönemem.

28 Ekim 1984 – Pazar / Ankara

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Kahrımdan ölüyorum, ne haldeyim bir bilsen! ..
Ne isterdim Tanrı’dan, tekrar yüzüme gülsen.
Her cefana katlanır, bir of bile demezdim,
Kölen olurdum inan, bir gün dönüp de gelsen.

5 Haziran 1984 – Salı / Ödemiş

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Artık el oluyorsan, dönüşün yoksa geri,
Lütfedip son arzumu, yerine getir bari.
Ardından yıllar boyu, ağlamaktansa eğer,
Bir an evvel öleyim, vur bağrıma hançeri.

15 Kasım 1988-Salı / Ankara

Devamını Oku
İzzet Kocadağ

Eşme yaramı dostum, sus aksın geçsin zaman,
Teselliye kalkışma, depreşir derdim inan.
Hele bir kaç yıl geçsin, yaram kabuk bağlasın,
Belki sızım da diner, gün geçtikçe Süleyman.

4 Mart 1986 – Salı / Ankara

Devamını Oku