Bir uzun yol yürüdüm, katlandım yaza, kışa,
Ateşten köz taşıdım, kullanmadım hiç maşa.
Yandıysa elim yandı, sancısını ben çektim,
Hiç kimseyi üzmedim; kasten, bilerek hâşâ!
Hasbıhal eyleyip sorma halimi,
Bil ki divaneye dönmüşüm dostum!
Mecnun gibi kaybetmişim yolumu,
Düşmüşüm çöllere, yanmışım dostum!
Âleme gül olan bana hep diken,
Otur şöyle yanıma, konuşalım seninle,
Ziyanı yok havadan sudan olsun hasbıhal.
Bir sen anlat kendinden, biraz da beni dinle,
Tek istediğim sohbet, bu akşam benimle kal!
Doya daya bakayım, uçuşsun yelde saçın,
Bir zamanlar uzanıp, okşardım saçlarını,
Hayaldi gerçi ama gerçek gibiydi hani.
Şimdi nedendir bilmem, dokunsam bir teline,
Yakıyor ellerimi, dönüşüp kor haline.
Bir gün çok geç olacak, diyeceksin ki: Eyvah!
Zihninden çıkmayacak, işlediğin bu günah.
22 Ekim 1984- Pazartesi / Ankara
Asi oldum Tanrı’ya, senin için nazlı yar!
Dedim neden ayırdın, söyle ne günahım var?
Bir kula kem bakmadım, haram lokma yemedim,
Sevmek mi bütün suçum, ondan mıyım günahkâr?
12 Ocak 1987-Pazartesi / Ankara
Hayat bir roman olsa, okusak yeni baştan,
Sayfa sayfa çevirip, gün seçsek her bir yaştan.
Üç beş ayıraç koysak, mutlu geçmiş günlere,
Açıp tekrar yaşasak, usul usul yavaştan.
28 Eylül 1998 – Pazartesi / İzmir
Seversin sevilmezsin, hayat böyledir ahbap,
Kurulmuş kader ile döner kendince dolap.
Aşk dediğin kimine sanki haram kılınmış,
Kimine de saadet, peşin yazılmış sevap.
7 Aralık 1984-Cuma / Ankara
Bu sevdanın sonu yok, er geç hicran olacak,
Beni böyle bırakıp gideceksin bir gün sen!
Değil mi ki şu gönlüm, bir gün sensiz kalacak,
Çekil bir rüzgâr kalsın, başımda çılgın esen.
Bir daha sever miyim, böylesine kim bilir?
Çöktü dünya başıma, etmedim yine de gam,
Enkaz altında bile, buldum kendime ilham.
Mademki bir şairim, şiirle avunurum,
Korkar mıyım acıdan, sermaye gani Hayyam!
Mayıs 2004 / İzmir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!