Ormanın kutsiyetine inanırdı; Bukara
Ağaçları oyardı; durmadan
Büyüsünü bozardı; büyücünün
Kendi verirdi kararını, kimseye sormadan
Güzel resimleri, ağaçlara çizdi
Bizler mağrur şoförler, hayat arkadaşıdır sarı taksimiz
Emeğimiz ve ortak malımızdır, tek vücut, bir Taksim’iz
Hiç gerek yok Vandallığa, savaşta mıyız; düşman kim?
Yakışmıyor Türk gençliğine, şekil durmuyor aksimiz
İdeolojiniz sizin olsun, bizde kalsın özelimizle her daim Taksim
İnsan yıllık bir ağaç, ömür takvim yaprağı
Filizden ibaret canlar, kökleri dönüşüm toprağı
Kudret elinde eliği, kopma noktasında yapağı
Hullet ağacı dalından, ayrılır takvim yaprağı
Ateş veya duaya yapılır, dünyadaki tüm yığınak
Tek ses duyuluyordu kulaklarda
Yağmurun çisenti sesi
Yürekleri delen vuruşlarından çıkan uğultu sesi
Çamur içmişti su
Suya kanmıştı; toprak
Gazze'de sıkışıp kaldı umutlar
Her defasında kanadını vuruyor, İsrail
Filistin\'in titrek yüreğine iniyor
Adalet ise emekleyerek geliyor
Okuldan dönüyor Beşir, okul denirse adına
Sevda pınarımdan içeler
İçeler de kendinden geçeler
Uğrunda şu canım biçeler
Yar haberim aldın mı
Diller tutula, gözler oyula
Yaşlılık başa bela
Başlar, her türlü arıza
Ağırlaşır vücut birden
Anlatamazsın, oğul kıza
Göz görmez, iner perde
Senin mi sandın, o nefesi, sana emanet
Emanetler için kaldır ellerini, aman et
Zincirinden boşanmış bak, türlü afet
Ya Rabbi; sen cümle ümmetimizi af et
Yaşadığın coğrafya, aslında bir kader
Yalnızlık çökünce
Bir şeylerin eksildiğini fark edersin, kendinde
Zaman, zamanından koparmış
Sevda hüzne batarmış
Yalnızlık çökünce
Bir yama daha ekledim, gecelerimde ki yıldıza
Çekip aldım düşlerimi, gömdüm içimde ki yalnıza
Canımı acıtsa da, kızamıyorum atlas çuvaldıza
Yamalı düşler kuruyorum, delinmiş bulutlara
Müsavi saydım karanlığıma, resmimde ki gülüşlerimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!