Sürgün gemiler yanaştı hep, bu limana
İstemese de ıssız kıyıları
Kürek çekerken tayfalar, sessiz adaya
Dalmak üzereydiler, belalı sevdaya
Ölüm hissi verirken, adanın mistik kokusu
Yılların ağırlığı yüklenmiş omuzlarıma
Dert, sıkıntılarını akıtıyor gizlice sızıntılarıma
Rulo misali katlanmış hayat, atılmış yakınlarıma
Soğuk duvarlara astım, kahrımdan son mektubu
Demir parmaklıklar arkasından çıkıyorum son kez
Mazide derin izler bıraktı
Hayatın kırbacı
Ressamın tuale vurduğu
Fırça darbeleriyle renklendi bazen
Kırbacın ucunda ıslık çalarken ölüm
Teslim oldu onu tutan ilahi ele
Hisset kalbimin atışını kendin
Ebadı küçük olsa da, köşeli değil
Sığarsın gayret edersen, kendin
Sabrederim çekinirsen, mesele değil
Heyecandırıp, ritmini bozma
Bahar gelmiş dediler Tunus’tan, Suriye için
Kış galebe çaldı; bahar yalan, Libya mahzun
Mısır, mısır misali soyuldu, püskülleri uzun
Uzun ağıtlar yakıldı; yaz güneşinde Suriye için
Yüksek rakımlı tepeden baktı; Halepli Huriye
Tarih kelimesi bilinmiyordu; henüz
Tanrı Dağlarında dolanıyordu; Türk
Koca bir ateş yakmıştı
Koca Asya’yı kaplamıştı; dumanı
Ve birçok ismi barındırıyordu
Dumanlar
Ölümü seçmişti Metin Doğan, ancak ölüm onu seçmedi
Tereddüt etti bir an yetmiş tonluk tank, üzerinden geçmedi
Her ne kadar olsa da Metin Doğan, şahadet şerbeti içmedi
Gazilik unvanıyla birlikte, tarihe nokta koydu Metin Doğan
İnanç ve vicdanı ağır bastı; düşünmedi hiç bir an
Cumhuriyet'ten evveldir Türk'ün tarihi, gelir Oğuz'dan, Hun'dan
Arala geçmişin yapraklarını, bak ne çıkacak gör, tarihi dumandan
Bu Millet yetiştirdi; nice kahraman, büyük lider ve kumandan
Dostunu, düşmanını tanıman için, tarihini iyi bil, ey Türk genci
Öyle bir ırkın evladısın ki sen; mazlumu korur, zalime dikilir
Göz kırpıyor umuttan, en düşük ziyalı ışık
Bastırıyor içsel karanlık, bu yaşama alışık
Çığlık atıyor sessizce, beyaz duvar yazıları
Tebeşir tozunda özgürlük, yapıyor bağışıklık
Soğuk duvarlarda bıraktım, benden kalanımı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!