Terk edilmişliğin üzüntüsü var
Gözlerimden okunuyor
Masumane duygularımı incitip
Biraz da dokunuyor
Ne zaman gözlerimi kapasam
O ıssız adayı hatırlıyorum
Yağmur sonrasında birikmişti
Çamur deryası
Yüreklerde yüzen
Vicdan yarası
İnce, beyaz perdeden
Sisler arası
İyi bakmak lazım, geçmişte ki izlere
Haykırıyor adalet, adaletsiz gizlere
Dokuz notasız çınlıyor, içte ki tizlere
Umarım hayır getirir, çığlığı bizlere
İyi koklamak lazım, yanan genizleri
Bir kadın
Gözleri şimşek gibi
Hayata dair, anlamsız bakışları
Uzun ince jartiyer
Yüzüne geçirdi
Bankayı soydu
Ey gönül
Benim gönlüm, bir karınca misali
Çalışır durur bu kalp
Hiç durmadan
Sana yetişmek için
Hem ruhumda
Kainat zifirden karanlık bir boşluk
Mars ile Venüs arasında ki hoşluk
Güneşten dünyaya saçılan nahoşluk
Yaşamın zaruri olmazıdır, karbon
Isı küresinin en sıcak yerinde
Kıyı rüzgarı dalgalandırıyor iken, saçlarımı
Bir kuş kondu omzuma, ecel soğukluğunda
Sahil kumaları aşındırırken, nasırlı avuçlarımı
Perdeleri deliyor bir kuş gagasıyla, ölüm boğukluğunu
Kıyı rüzgarı aldı ruhumu benden, kaldırdı havalara
Bastırsa da afetin yangını, depremi ve seli
Mutlaka ulaşır insana, Kızılay'ın şefkat eli
Çığ düşse dağlardan, vursa fırtınanın yeli
Tüm türlü şartta yetişir, Kızılay'ın şefkat eli
Her mevsimde kurulur, Kızılay'ın dev çadırı
İyiden iyiye kızdırıyordu; güneş
Savaşçı, atını çöllere doğru sürdü
Yüreğinde serin bir çağlayan akıyordu
Ve bu yüzden, yürekten öksürdü
Siyah dolaması, vücudunu sarmıştı
Doğum tarihidir, Bin Sekiz Yüz Altmış Beş
Genetik yapısında mevcuttu onun güreş
Çıkmadı devrinde, aynı ayarında bir eş
Şumnu köyünde doğmuştu; Koca Yusuf
On Altısında olsa da daha cüsseliydi; yaşı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!