O, mahallenin delikanlısıydı
Bölge ondan sorulurdu
Bir imajı vardı
Önünde el pençe durulurdu
Önceleri başında bir sarık vardı
Toz bulutu kapladı her yanı
Bir süvarinin geliş müjdesi değil
Ecelin bir saniye öncesinin arifesi bu
Hücum etti
Surun deliklerine tinler
Sinelerden uçup gitti
Melek olmak nasip olmadıysa
Hayvanlık kaderimize yazılmadıysa
Kulluk vazifesi üzerimize kaldıysa
İnsan olduğumuza dua edelim
Rahmanlık tüm insanlara verildi
Eskisi gibi üşütmüyor kışlar
Ve ısıtmıyor yazlar
Kızıyorum yağmura
İştahla ıslatmıyor diye
Ne bu güneşin hali
Yüzünü çevirmiş dünyadan
Yüreğime hükmeden dişi kadı
Kalbimin derinliğinde kazılı adı
Esmerlerin güzeli, ruh prensesi
O vazgeçilmeyen tatlı bir cadı
Kopsa da gürültü, çıksa da adım
Yeşili dokundu doğanın
Mavi suyun yüzeyine
Ve fışkırdı arşa doğru
Yüreğin en yüksek düzeyine
Saçlardan sarktı dikenli lüleler
Cennetin gümrük kapısıdır, cami
Nurlu yola götüren en doğru hami
Dualar evrakları, namaz geçiş belgesi
Meleklerin liste tuttuğu yerdir, cami
Yazında serinler mümin, üşür kışında
Can çekişirken şiir
Ölmek üzeredir şair
Yaşamın tamamına dair
Kalemi oldukça mahir
Dünya, evrenin görecesiz bir sapı
Nefes, ruhun yaşamsal bir hapı
Ölüm, yan odaya açılan bir kapı
Hayatınsa, birbuçuk metrekareliktir çapı
Tehlikeli görevleri başarsa da casus
Onu tuzağa düşürmek bana mahsus
Yazmasa da kaderinde ölümcül makus
Ölmeye aday, benim için yakışıklı casus
Çok derin izler bıraktı; derinlikte işleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!