Salladığın mendillerde
Ayrılırken yaralandım.
Seni aradığım yerde
Hiç kimseye soramadım.
Baktım ıssız avlulara,
Allah 'ım, bu ne tad; bu ne lezzettir?
Buldukça, bildikçe bilesim geldi.
Bana lütfettiğin bu ne izzettir?
Dünyaya geldikçe gelesim geldi.
Bakıp denizlere, göğe, karaya,
Bir karasevdaya bağlanıp kaldım,
Ne bir önü mevcud ne de bir sonu.
Çileler içinde perişan oldum,
O beni sevmezken ben sevdim onu.
İsteğim yüzünü öpüp koklamak,
Çileleri atalım,
Bir sil baştan yapalım,
Yerimizi kapalım
Bir değişik dünyada.
Turna geçsin havadan,
Böyle mi severmiş insan sevince?
Kalp nasıl kanıyor inceden ince,
Bırak da göreyim seni iyice
Sularda mehtabı gördüğüm gibi.
Düşsün gözlerine saçların, bırak,
Tüm karanlık tüneller bana ümit kapısı,
Sanki bir tren çıkıp hep seni getirecek.
her biri zalimlikte birbirinin tıpkısı,
Beklemekten yüreğim ha öldü, ha ölecek.
Bir tren sesi duysam kalbim ayaklanıyor,
Seni her anışta böyleyim işte;
Yüzümde sonbaharların hüznü,
Avuçlarımda boşluk, ellerimde umarsızlık,
Bedenim iğneli fıçılarda ve kan revan içinde,
Yüreğim küllenmemiş yangın yeri,
Kemiklerim teslim olup gitmiş sızılara,
Bu yurda canımı feda etmezsem;
Albayrak yüzüme-gözüme dursun.
Uğrunda kanımı eğer dökmezsem;
Albayrak yüzüme-gözüme dursun.
Yurda gözdikene karşı durmazsam;
Ben seni, denizi gözlerinde taşıdığın için seviyorum,
Yosun kokularını saçlarında,
Sedefi, ellerinde,
Fildişiyi yüzünde,
Güneşi dudaklarında taşıdığın için seviyorum,
Onun için kafiyeler arıyorum hasretinde
Seni nasıl unutayım anam-babam
Bu sarı başaklar böyle dalgalanırken?
Bu buhar topraktan böyle yükselirken,
Bu güneş kayalıkları böyle yaldızlarken,
Bu serin gölgeler ikindi güneşinde böyle uzanırken?
Ben seni nasıl unutayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!