Unuttun mu anam-babam, unuttun mu?
Nice bir ayrıcalıklıydık bu ölümlü dünyada,
Biz ikimiz, öz çocuğuyduk Tanrı ‘nın,
Tanrı ‘mızı baba edinip sığınmıştık kucağına,
Melekleriydik,
Kullarıydık,
Aşkın yine girdi benim kanıma,
Kışa boyun eğen güz gibi oldum.
Kasdetti elemler tatlı canıma,
Külleri dağılan köz gibi oldum.
İçim paramparça, aklım dağınık,
Kolay değil anam-babam
Sevdalanmak.
Önce doğacaksın çığlık çığlığa
Kurtulur kurtulmaz, bilmediğin karanlıklardan,
Spnra memeler emip duracaksın
Bir yıl, iki yıl, artık ne kadar lütfederlerse,
Ağladım yağmura deliler gibi,
Sevdanın kanunu nasıl amansız.
Yağmur gözyaşımı kabul etmedi,
Aşkın yüreğime düşmüş zamansız.
Adını anarken titriyor canım,
Sana benim gözümle bakmasını bilemezler,
Göremezler alnına düşen ay ışıklarını,
Saçlarına sinen yosun kokusunu sezemezler,
Uçuramazlar saçlarını sabah rüzgarlarıyla,
Soramazlar hatırını boz-bulanık bahar selleriyle,
Sana selamlar gönderemezler benim gibi, anam-babam,
Sesin güzel, yüzün ak,
Sanki suda bir zambak
Aynadan daha parlak,
Seni sevmek şok kolay.
Kokun sanki bir ıtır,
Sen bana denizden bir hatırasın,
Yine dalgalandın, sisleniyorsun.
Ya giden gemide ya kayıktasın,
Bana martılarla sesleniyorsun.
Ipıslak yosunsun ıslak kayada,
Saçların çiçekler, güller içinde,
Değip dokunamaz gülüne biri.
Güldükçe gül açar yanaklarında,
Gül olup çıkamaz önüne biri.
Elimi sallasam ellisi gelir,
Kulağım kapıda, gözüm yollarda,
Merakım remilde, aklım fallarda,
Ruhum bir kuş gibi bekler dallarda,
Senden ne bir haber, ne de selam var.
Kapım çalmak için seni bekliyor,
Seninleymiş o güzel kokuları bu kırmızı güllerin,
Seninleymiş o şatafatlı renkleri,
Körpe dudakları andıran körpe yaprakları
Seninleymiş,
Gidersen bir ben ölürüm sanıyordum,
Güller de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!