Kıvranırken yokluğuyla
Burnunuzda tüterken türüm türüm her hali
Küflenmiş anıların arasında, rutubetli sandıklarda
Daha dün gibi dip diri
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı, yüreğinizin en derininde
Umut var her zaman, bitmedi zaten
Ayazdan, borandan yaza umut var
Son bulur hüzünler, ağıtlar, matem
Güfteye, şarkıya, saza umut var.
Umut kesilmezmiş çıkmamış candan
Feleğin tuzağı başlı besbelli
Gurbetin yolları taşlı besbelli
Bu yıl da gözlerim yaşlı besbelli
Sen orada, ben burada, umut yok.
Sen benim içimde kanayan yara
Tam unuttum dersin
Bir ses duyarsın
Kulakların şenlenir
Bir şarkı çalar
Kelebekleri sevdim
Ve kardelenleri, çiğdemleri
Göçmen kuşları sevdim
Kış mevsiminde uçup giden
Yarı yolda bırakanları sevdim
Yüzüme gülenleri
Ömer HALİSDEMİR sen rahat uyu
Unutmayı bilmez Oğuz'un soyu
Bunu dava edindik ömür boyu
Unutmadık bizler On beş Temmuz'u.
Şahit ettik gök yüzünü ve yeri
Kır Çiçeğim, der severdim
Topladım hep sana verdim
Biz ayrılamayız, derdim
Unutmadım Kır Çiçeğim.
Saçlarına takışını
Bir an duyar gibi oldum buğulu sesini,
Kahküllerin düştü sandım alnıma
Bu nasıl özlem ki sevgili?
Batar kirpiklerin sineme sineme
Oysa bir gamzene dünyalar benim olurdu
Diğerine tetik düşürmez miydim?
Umrumda mı ki nerdesin
Unutuldu kokun, sesin
Açtığın kalp yarasını
Gözlerinin karasını
Gamze gamze gülüşünü
Leylak leylak gelişini
Doyumsuz bir manzaraya karşıyım
Doya doya bakmaya üşenirim
Deniz şu an tam burnumun dibinde
Ayağımı sokmaya üşenirim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!