Taşların hafızası var sandım,
kanımı tanıyınca dururlar diye.
Meğer yol dediğin,
insanın kendine varma biçimiymiş;
acıdan yapılma, sabırla örülmüş.
Gecenin cebinden çıkardım adını,
Semtin içi dolu bir meyhane,
Sâki bizdendir, mey size bahane.
Kuvvetlerce kaldırılıp atılan,
Bir aşktır bu, sessizce bakılan.
Bir güldür, bir renktir, bir hasrettir bu.
Bir gün yeniden konuştuk.
Ne o eski sesle,
ne de yabancı gibi.
İkimizin arasında
tanıdık bir sessizlik vardı,
ama bu kez
Bir zamanlar sevdim.
Öyle yüksek sesle değil,
hayatımı ayarlayacak kadar derinden.
Adını sabahlara bıraktım,
kendimi ikinci plana.
Ama zaman öğretir.
Aşkına mecnun oldum,
Sen ise bana leyla,
İmtihandan başka,
Söyle, ne var yakamda?
Dertli bakmak gözüne,
Kendimden verdim,
sen kal diye.
Her adımımı sana göre attım,
yolumdan vazgeçtim diye.
Konuşmadım çoğu yerde,
kırılmayasın diye.
Birkaç ay geçti.
Artık seni düşünmek
bir ağırlık değil,
günün içinde
kendiliğinden beliren
küçük bir gülümseme gibi.
Bir gün fark ediyorsun,
aynı cümle sana
eskisi kadar dokunmuyor.
Ses hâlâ tanıdık,
ama içindeki yerin
boşalmış.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!