İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bana baktığında çiy altındaki çimen kadar
güzelleşiyorum
Uzun otlar anımsamıyor benim gururlu
çehremi, yürüdüğümde ırmak boyunca.

Utanıyorum kederli ağzımdan ötürü,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yüreğim bu kavgada,
Kazanacak halkım. Bütün halklar
kazanacak bir bir.
Bu acılar
sıkılacak mendiller gibi
Ta ki bütün gözyaşları akana dek

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bayramsıdır halkın utkusu,
büyük zafer ilerlediğinde
ışıldar kör patates ve göksel
üzüm toprakta.


Devamını Oku
İsmail Aksoy



Ütopya

Her şeyin berraklaştığı ada.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tam şimdi,
Tuhaf durgun alacakaranlıktan
Dışarı … öyle tuhaf, öyle durgun …
Beyaz bir pervane uçtu. Niçin
Böyle soğuk büyümüşüm ben?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uydu Gözler

Toprak pürüzlüdür, ayna değil.
Sadece en kaba ruhlar
görmeye çalışırlar kendilerini orada: Ay
ve Buz Çağı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ben sürgün bir bülbülüm, altın kafes sensin!
En has halıya koyarsın ayaklarını. Basarsın yüzüme!
Gülden daha kızıldır yanağın: Bir cennet resmisin sen!
Şah olup yalvardıydım sana, suskundun sen... Niçin susarsın?

Sevgilim! Girersin bahçeye. Bakışında yanar çiçekler,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ellerinden bu yana ne sevinç gördü ellerim,
Ne de “elveda”dan bu yana bir gülüş salıverdi dudaklarım.
Dönerek açılan bir deniz kabuğu gibi sessizce
Geçerken gün genişler aramızda mesafe.

Açlığa ve yalnızlığa rağmen dayanır aşk yine de.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ben kimim ki sizleri ayıplayayım? Ey Zenginler,
Tıpkı sizlerin faydasız zenginlikle acılandığı gibi
Acılanmışım yoksullukla ben.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O ev köpükten borunun içinde uzaklık,
törensi dalgalardaki tuz ve bazı belirli kurallara göre,
ve bir koku, eski gemiden bir gürültü,
çürümüş tahtalardan ve paslanmış demirden
ve uluyan ve ağlayan yorgun makinelerden,
çarpıyor pruvaya, çiğniyor geminin böğrünü,

Devamını Oku