Islak bir imza var şimdi nemli gözlerimde,
Kimi zaman pas tutar hani, ağır bir demir gibi.
Ateş olur, her gece kalbime düşer sessizce;
Dökülür damla damla gönlüme, bir kir gibi.
Aklıma gelirsin her gün batımında, ansızın,
Keşkeler içimde sönmez hıçkırıklara boğulur.
Unutmuş gibi yapan ruhum, taze bir yerden kanar;
Dilim lal olur, o asırlık büyük elemde kaybolur.
O an kelebek ömrümü insafsız zamana bırakırım,
Zamana bıraktığım kelimeleri ise bir bir darağacına...
Boğazıma takılır hıçkırıklar, sol yanım fena acır;
Bin defa yalan olduğu, tokat gibi gelir aklıma.
Nerede şimdi o büyük hayallerimiz, hani nerede?
Hepsinin üstünden kirli ve soğuk bir rüzgâr geçti.
Saraylar inşa ettiğim o sıcak avuçlarından;
Bensiz her gün bir resmin, sessizce sonsuzluğa gitti.
Artık ne sen geri dönersin, ne de ben o eski benim,
Islak bir imza kaldı senden, bir de bu bitmez sızı;
Küllerim bile savruldu, bitti o yalan yeminim,
Kader diye sildiğim, aslında ömrümün en kara yazısı.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Bazı imzalar kâğıtta değil, insanın gözünde kurur.
•Hayaller yıkılmaz; insan onların altında kalır.
•Bir resme bakıp susuyorsan, hikâye bitmemiştir.
•Dil sustu mu, kalp bağırmaya başlar.
23 Nisan 2020 / Perşembe / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 16:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Bir imza, sadece bir anı bırakmaz; aynı zamanda kaybolan hayalleri de arkasında bırakır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!