Öyle derin ki içimdeki bu sonsuz özlemin,
Dilim lal oldu, artık ettiğim tek duam sensin.
Koca bir boşluğun ortasında kalmışım yapayalnız;
Gel artık, gel ki bu yarım ömrüm ömrüne eklensin.
Yine o bitmek bilmeyen vuslat saatindeyim,
Hayalin bir rüzgâr gibi gözlerimden geçiyor.
Kara gecelerimin o dertli, o kara sevdası...
Şu hasret kırıkları her nefeste içimi acıtıyor.
Sus ey gönlüm! Kış bahara dönünceye kadar sabret,
Zaten kor ateşler içinde yüreğime hasretle düştün.
Ben, ben olmaktan çoktan vazgeçtim sevgili;
Kendi kalbimi senin kalbinle aynı hizaya getirdiğim gün.
Burcu burcu ıtır kokulum benim,
Ruhuma damla damla, sızım sızım aktın.
İnan ki sensiz aldığım nefes bile haram bana;
Bu duyduğun bir çığlık, bu içimde yanan bir yangın.
Şimdi bütün saatleri kırdım, zamanı sende dondurdum;
Gitsen de kalsan da içimde bir kördüğümsün...
Adını ıtır çiçeklerinin yaprağına yazdım;
Sen benim hem yaşadığım, hem her gün öldüğümsün.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Özlemin öyle derin ki; kelimeler yüzmeyi bilmez orada.
•Duam sensin dedim; göğe değil, kalbine açtım ellerimi.
•Hasret kırıkları cam gibi; topladıkça kanatır.
•Kalbimi kalbinle hizaladım; ritmimiz tutmadı.
•Özlemek ağır bir ibadet; sevdiğin bilmezse boşa gider.
28 Eylül 2019 / Cumartesi / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 15:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Bazen en derin acı, en sessiz yerde hissedilir; kalp, sustukça büyür, sevmek ise hep gizli kalır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!