İsimsiz mektuplar yazsaydı gece rüzgâra,
Her satırında bir özlemin dili olurdum sana.
Yıldızları harf, ayı mühür yapardım,
Gökyüzünden sana uzanan bir yol bulurdum.
Zamanın durduğu anlarda bir ressam olsaydım,
Seni her çizgimle yeniden yaratırdım.
Renklerim solsa, fırçam kırılsa bile,
Rüyalarına giren bir tablo olurdum.
Ve son sözüm bir dua olsaydı sığınan,
Dillerde gezinen, gönüllere işleyen.
Seni anmanın bile kâfi olduğu yerde,
Bir “âmin” olur, sonsuza dek sürerdim.
Yüreğimde bir dağ olsaydı, sen bir rüzgâr gibi eserdin,
Her geçişinde titreşirdi zirvelerim, ta içimden.
Karlarım erir, çiçeklerim açardı ansızın,
Senin dokunuşunla yeniden hayat bulurdum.
Sözlerim bir müzik olsaydı, sen onun bestesi,
Her notam seni çağırırdı, en uzak yerlerden bile.
Sessizlikleri bile doldurur, gönüllere sızardı,
Senin adınla çınlardı evrenin bütün telleri.
Gözlerim bir deniz olsaydı, sen bir liman,
Dalgalarım sana doğru akar, durulurdu usulca.
En derin, en karanlık sularımda bile,
Sadece senin yüzün parlardı, orda
Düşlerim bir kuş olsaydı kanat çırpsa semalarda,
Hiç durmadan uçar, bulurdum seni her diyarda.
Her tüyünde bir hatıran, her uçuşta bir arayış,
Yolunu kaybetsen bile, kalbim rehber olurdu sana.
Ve son nefesim bir şiir olsaydı, kâğıda dökülse,
Her mısrası seni anlatırdı, susarak, gizlice.
Dünya dönmeyi bıraksa, zaman dursa yerinde,
O son dizede hep sen kalırdın, bitmeyen bir sevda ile
Şiir gibi Delinin güncesi 🥀
Şiir GibiKayıt Tarihi : 24.03.2026 01:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!