Göz yaşlarımla
Maziyi anmağa, defteri açtım
Adına bakındım, göz yaşlarımla
Hayele gark oldum, kendimden kaçtım
Ağladım yakındım, göz yaşlarımla
Bir zamanlar nakış nakış
Sol göğsümde bezerdim gül
Ne bir ıslık, ne bir alkış
Saklı sine gezerdim gül
Orta yerde ak mihenkli
Gül donattım
Kız elini çabuk tut, baban vermesin seni
Önüne serdim halı, üstüne yol donattım
Vakit işte bu vakit, kimse görmesin seni
Çıka gel bugün salı, çevrene tül donattım
Efendim-2
Bak tutuştum, özleminle
Yanar içim, gül efendim
Muhammed’ül Mustafa’ya
Döner çarkım, gül efendim
Yâr, gelir mi diye haber yollamış
Yaralarım taze gelemem şimdi
Hayırlı gününe kanber eylemiş
Gidipte göz yaşı silemem şimdi
Sevdiğim duvaklı gelin olunca
Ümmetinin kalbinde habip oldun her zaman
Hoş geldin aramıza güllerin efendisi
Getirdiğin Kur'an'la tabip oldun her zaman
Dermansın yaramıza güllerin efendisi
Sevdalı bakışta gönül radarım
Gamzelerin olsun gül tatlı tatlı
Gece gündüz etrafında medarım
Döndükçe söylerim dil tatlı tatlı
Çiçeklerde petek petek balınca
Şafak vakti siracımı,
Söküyorum günden güne
Ağır adım miracımı,
Çıkıyorum günden güne
Dalgası bol denizden, son nefeste kurtulup
Dize varmayan suda, boğulmak neye yarar
Yarım ağız içinde, dil üstünde tartılıp
Kısık bir üfürükte, dağılmak neye yarar
Kabuğu ışıl ışıl, içinde iç olmayan
Mihrap, minber hafızla yankılanır kubbede
Gür şakıyan dilleri dinlememek elde mi?
Kur-an'ın kerameti aranmaz ki cübbede
Nur şakıyan dilleri dinlememek elde mi
Ayrı gayrı yazmadı levhi kalemde yazı
Aynı sayfada gördük siyah ile beyazı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!