Bağdaşı kurmuşsan gönül bağında
Yüreği coşturur hoş bir muhabbet
Sıcaklık olunca yüksek dağında
İnsanı koşturur hoş bir muhabbet
Kuruldu mu sofra çok bereketle
Hünerlerim var
Bir maruzatım var , beni dinleyin
Benimle yolaşan, hünerlerim var
Ben dedim dokuzyüz sizler binleyin
Beynimde dolaşan, dönerlerim var
Bugün yağmur, yarın güneş açacak
Geç kalmadan, sallan da gel Huriye'm
Düğünde gözlerim, bir eş seçecek
Giyin kuşan allan da gel Huriye'm
Sırma olan, saçına ver yelleri
Tipi boran zemheride
Kara benzer huysuz kişi
Zayıf hücre üst deride
Kıra benzer huysuz kişi
Romantik görünürken romatizmam azıyor
Bir türlü değişmedim huyum batsın böyleyim
Yanlışa düştüğümde kalem doğru yazıyor
Bir türlü değişmedim huyum batsın böyleyim
Dalmış yine bugün, başı avuçta
Uzağa bakıyor, İbrahim emmi
Birine mi kızmış, taşı avuçta
Dişini sıkıyor, İbrahim emmi
Memleket sevdası, saklı gönlünde
İCAZET
Kaza, kader arası düşündüm istikbali
Film şeridi misali canlandılar gözümde
Hatıramda gizledim mazi ve müstakbeli
Geçen geçti anımda gelen günler izimde
Tavanı tararken zemin göründü
Kokuşmuş boyanın içine düştüm
Makara sararken emin göründü
Sözünden cayanın içine düştüm
Kalbini yokladım her gün her hafta
Eğer ki bir soluk nefesim varsa
Vefamı namazla vermek isterim
Kalbim katılaşmış kafesim darsa
Nur-u iman ile dermek isterim
İki çizgi arası, bir soluk nefesimdir
Eğer nasibim varsa, ihtiyarlar yüzünden
Bir öf bile diyemem, kesilecek sesimdir
Her daim ders çıkardım, bahtiyarlar sözünden
Düşmeden kıymet lazım, kıymetlinin gözünden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!