Kırk derece sıcaktan, yükseldi harareti
Ani esen güzgarla, rahatlama hakkıdır
Şair kâğıt kalemle, yükseltti mahareti
Serinlemiş vücutta, şiir onun şavkıdır
Verdiğim emeğe, şaşırdım bir an
Üğütülmek için dişe mi gitti?
Kapattım ağzımı hapşırdım bir an
Çok yaşa denmeden boşa mı gitti?
Sevda mı yükledim güçlü bileğe
Hedefim ileri
Yükümü sırtladım yola revanım
Duygular topladım gelişim sana
Son durağım olsun sola revanım
Yıldızı takalım, şenlensin etraf
Bugün gökyüzünü, hilâl edelim
Şair arkadaşlar, kalmasın araf
Manalı kelamı, zülal edelim
Diyorlar ki ne Kerem var ne mecnun
Diyorum ki Kerem benim Mecnun'da
Sırrım saklı, ben hem vav'ım hemde nun
Aşk gücümü, aramadım macunda
Nasibim bol, haktan gelen pay benim
Ellerin kınalı, başında tülün
Mazisi büyüktü, verdiğim gülün
Zevk sefa içinde öten bülbülün
Doyamadım ben diline, diline
Heyecanım yüksek
Güneş batıyorken, gönlüm gündüzdür
Sıkışmış kafesten, çıkar dururum
Yolumuz zor ama, bazen dümdüzdür
Hezeyan
Bugün hava hezeyan uyku tutmaz gözlerim
Parmaklar dile geldi haber verir mahşerden
Çalışmaz hüceyralar zayıfladı sözlerim
Günbegün azar azar kopuyorum mah'şerden
Çorak kalmış ülkemde bilgine çok iş düşer
Yeni fidan dik hocam, dalları vav'da olsun
Dibine hafif gübre güneş yedikçe pişer
Salıversin kök hocam, toprağı tavda olsun
Daha onbeş yaşına doymadan koy tezgaha
Kabuğu değişmesin soymadan koy tezgaha
Bağdaşı kurmuşsan gönül bağında
Yüreği coşturur hoş bir muhabbet
Sıcaklık olunca yüksek dağında
İnsanı koşturur hoş bir muhabbet
Kuruldu mu sofra çok bereketle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!