Ellerin kınalı, başında tülün
Mazisi büyüktü, verdiğim gülün
Zevk sefa içinde öten bülbülün
Doyamadım ben diline, diline
Heyecanım yüksek
Güneş batıyorken, gönlüm gündüzdür
Sıkışmış kafesten, çıkar dururum
Yolumuz zor ama, bazen dümdüzdür
Hezeyan
Bugün hava hezeyan uyku tutmaz gözlerim
Parmaklar dile geldi haber verir mahşerden
Çalışmaz hüceyralar zayıfladı sözlerim
Günbegün azar azar kopuyorum mah'şerden
Çorak kalmış ülkemde bilgine çok iş düşer
Yeni fidan dik hocam, dalları vav'da olsun
Dibine hafif gübre güneş yedikçe pişer
Salıversin kök hocam, toprağı tavda olsun
Daha onbeş yaşına doymadan koy tezgaha
Kabuğu değişmesin soymadan koy tezgaha
Bağdaşı kurmuşsan gönül bağında
Yüreği coşturur hoş bir muhabbet
Sıcaklık olunca yüksek dağında
İnsanı koşturur hoş bir muhabbet
Kuruldu mu sofra çok bereketle
Hünerlerim var
Bir maruzatım var , beni dinleyin
Benimle yolaşan, hünerlerim var
Ben dedim dokuzyüz sizler binleyin
Beynimde dolaşan, dönerlerim var
Tipi boran zemheride
Kara benzer huysuz kişi
Zayıf hücre üst deride
Kıra benzer huysuz kişi
Romantik görünürken romatizmam azıyor
Bir türlü değişmedim huyum batsın böyleyim
Yanlışa düştüğümde kalem doğru yazıyor
Bir türlü değişmedim huyum batsın böyleyim
Dalmış yine bugün, başı avuçta
Uzağa bakıyor, İbrahim emmi
Birine mi kızmış, taşı avuçta
Dişini sıkıyor, İbrahim emmi
Memleket sevdası, saklı gönlünde
İCAZET
Kaza, kader arası düşündüm istikbali
Film şeridi misali canlandılar gözümde
Hatıramda gizledim mazi ve müstakbeli
Geçen geçti anımda gelen günler izimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!