Ve gece ilerlerken usul usul , ben bir çorbacıda seni yudumladım sıcacık. Olmasan da yanımda, hayalinle oturup, koyu muhabbete tutulduk. Aldım avuçlarıma avuçlarını, gözlerinin derinliklerinde kayboldum. Ve aktın yüreğime ılık ılık. Şimdi sen belki , çocukça bulacaksın beni, belki de muzipce güleceksin. Kim bilir belkide hadsiz diyeceksin. Bense, adını andığımda ve düşündüğümde seni, pişmansızlığın zirvesine tırmanıyorum. Adını koymasamda bu tarifsiz lezzetin, mutluyum işte ...
Bir düşün niye düşünüyorum,
'Söz ola, beri gele' mi hayat?
Nitelik yoksa anda,
Varlığımız bayat!
Ben anlamam, şiirden, şarkıdan, sözden ,
Canımdan söylerim, yürekten, özden...
İşte ekip, eğlence çok,
Keyfimize, diyecek yok,
Bu gecede, uyumak yok,
Vur vur vur oynasın.
Haydi kimse durmasın
Vur vur vur oynasın.
Kal başka, dil başka, yol başka, hâl başka,
Nasıl sahip çıkıyorsun söyle sen aşka?
Sözü, zihninizde sert bir yumruk yapıp,
balyoz gibi kendi benliğinize vurduğunuzda,
Ruhunuzun haklı haykırışına cevap vermeye başlıyorsunuz demektir.
Sensizlik darağacında sorgusuz asar beni,
Üşüyorum, titriyorum hadi gel sar beni...
Bırak kalsın öylece;
Çekilsin zamanın sensiz anları,
Duru bir su gibi akalım mutluluk çeşmesinden.
Alnımız ak ve mütebessim çehremizle,
Dalı kucaklamış sarmaşık misali,
Sarılalım yarınlarımıza...
Yürek yorgunluğu ve aşk kokusu,
Dinmeyen feci yalnızlık,
Ertelenmiş hayaller, kırılmış umutlar ve delice sessiz haykırışlar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!