Mutluluk yakışır sana
Ellerine öpücükler
Sen sevgili sen ana
Bilmez kimse
Dinmez içindeki fırtına
Sözlerde hasret
KURTULUŞ
Her ölenin yerine fışkırır bir umut
Sen ağlama gidenlere, ey şanlı bulut
Sabret ne güneşler doğacak sonunda
Yüksel, sonsuza isteği buydu onunda
Her yıldırımda
Düşmüştür sanırsın
Düşmemiş çıkmıştır.
Yeryüzünden gökyüzüne
Bir enerji boşalımıdır
Yer kürenin kükremesi
Söyle bana niçin giyinirsin görenler olmasa,
Söyle bana niçin didinirsin yiyenler olmasa,
Bu Dünyada ot da yaşar, insanda.
İnsanlık olmazdı, sizin için düşünen erenler olmasa.
Sırrı verirsen ele
Herşeyin gider sele
Canan bildiğin bile
Satar seni ecele
Hayatın oyunları
Önümde boş bir sayfa
Yıllar önce yazılmaya başlamış
Neden hala dolmamış
Belki hiç başlangıcı olmamış
Yaşanmaya değer ne varsa
Yaşadık oysa
Çomak sokmak arı kovanına,
Bir parmak bal dostlarına
Nedemek? bilirdi...
Ağlayan çocuk sesleri
Çok uzaklardan gelirdi.
Hiç duyulmayacak feryatlar
Kara saplanan kar küreğin
Çamurla kirlenmez yüreğin
Tertemiz çıkardı inansan
Bir su damlası gibi safsan
Tutsanda camı kalmazdı bir iz
Bu gün söyle sevdiğini
Bu gün ye dilediğini
Bu gün seyret sevdiğin filmi.
Ya da, yaşa dilediğin iklimi.
Hani o ipek kravatın var ya
Takmaya kıyamadığın
Doğanın en güzel yeşili,
Asılı sanki dut ağacında,
İpeğin özü, besbelli yapraklarında
Onları kemiren bir kurt
Bu ipekböceği aslında,
Bir koza için mi bunca telaş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!