Yalnızlığın soğuğu, bir mıh gibi saplanır
içimde volkan olur, yaralarım kaplanır
hasret düşer geceme, yüreğime toplanır
Kanar hasret güllerim, göremedim sarardı
Bugün günlerden gece, yine içim karardı...
Aşk azap oldu, kor ateşler düştü yanıma
Yaktı kavurdu, volkan olup taştı yoluma
Yaz ayında, hep kara kışlar düştü payıma
Canımdan can aldı da, koydu beni mezara...
Aşk kül oldu, ne pembesi kaldı ne tozu
Sonbahar gelmeden dallar solmadan
İnsanlık bizde günahlar dolmadan
Dünyamız zindan ve zehir olmadan
Verelim el ele dünya durmadan
Durdurun dünyayı sözüm geçmiyor
Doğru söyleyeni kimse seçmiyor...
Ay kesiği
Cümleler var dilimin ucunda
Yazmaya korktuğum
Yazdıkça yaramın sızladığı
Hijyen olmayan düşüncelerim var
Aklımı içten içe kurcalayan
Ettiğin kahpelik bir değil elli
Akma bana öyle tek suçlu sensin
Kaşlarını çatıp vurmandan belli.
Bakma bana öyle tek suçlu sensin...(21:57)
Gittiğin o günü unuttum sanma
O, dermansız dertler içime sığmaz
Dipnot düşüyorum, kaldı mı bir post
Şu tabip neylesin umudum doğmaz
Dipnot düşüyorum, kaldı mı bir dost...
Adam zannedersin, kafa yorarsın
Sebepsiz kırmayı o anlatmalı
Düzeni bozdular, sen de sorarsın
Gizliden vurmayı o anlatmalı...
Kader mi felek mi bilmem hangisi;
Bitmedi mi artık bunun çizgisi...
Alnıma mıh gibi düştü yazgısı;
Yetmedi mi artık bunun çilesi...
İnan ki düşersen kıymet bilen yok;
Eğri oturalım düz konuşalım
Maske takanlara alışamadım.
Kıvırmadan yürü bunu aşalım
Yandan bakanlara alışamadım...
İn misin cin misin söyle sen nesin
sen beni sevmiş olsaydın
ben de seni sevmekten vazgeçmeyecektim...
biliyorum
sevseydin eğer,
bu kadar sitem dolu yazmayacaktım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!