Hayalin rüzgara kapılmış gidiyordu.
Dur dedim, sesimi duyuramadım.
Bensiz öyle mesut ve mutluydun ki,
Yanımda kalmana dayanamadım.
Hadi git, bensiz gökyüzüne savrul,
Şımarık küçük yaramazım,
Bu bayram senin yanındayım.
Uçan göçmen bir kuşum ben,
Bekleyen hediyenim gelirim.
Kollarını aç bana sarayım.
Ağlamak için rüzgarın,
Değmesini bekleyen,
Gökyüzünki gri bulutlar,
Ne zaman ağlanır bilmez.
Düşüncesizdir ağaçlar,
Kuzular memeden,
Bir gün olur da kesilir.
Selam dahi gelmez,
Beklediğin o yerden.
Ayrılık acısı düşünce,
İliklerimizden kan,
Aklımızdan fikir,
Çekilince ölürüz.
Hayatımızın anlamı,
Sevilmelerimizdir,
Sevilince yaşarız.
Söylenecek onca güzel sözlerime,
Yazılacak onca değerli yazılarıma,
Rağmen, yalnızlığa ram olmuşken.
Yaraya melhem olsun diye değil,
Ağlarken, teselli versin diye değil,
Bahçeye gonca gül olsun diye değil,
Gençlerimiz yaşlılarımızı anlayamaz,
Saçlarının akı önlerine düşmedikçe.
Erkeklerimiz, kızlarımızı anlayamaz,
Babalarının ocağı el ocağı olmayınca.
Böyledir, davulun sesi uzaktan hoş.
Gün biterken saatlerde,
Umutla yaşayan ben,
Yalnızlığımı derin dalgalı,
Fırtınalı hislerimde aradım..
Yanaşabilecek bir koy,
Ah be Kasım!
Ne de sıcaksın.
Kış öncesi,
Yalancı baharsın.
Ah be Kasım!
Bu kadar alkış ölüm için mi?
Alkış için mi ölüyormuş İnsan?
Baş ucunda soğuk bir taş!
Ne yazıyor diye bir baksan!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!