İki yalnız var bende
Biri ben diğeri sen.
Ben, bildiğim yalnızlığım,
Sen bendeki sensizlik.
Ben, beni sana verdim,
İnci ne zaman ağlar?
Bilir misin sen gönül?
Kabuğu güneşte açılıp
Ellere düştüğü zaman.
Niçin hasret çeker?
Sen ve ben et ve kemikteniz,
Tenlerimiz dıştan farklı olsa da,
Yıkanınca akan kirlerimizin hepsi bir.
Sen ve ben dokuz ayda tamamız,
Bir nefeslik, geçici ömür törpüsünde,
Nefes aldığımız dünyada aynıyız.
Dertleri dinlemeyen,
Kendini dertli sanır.
Derdinden dert yanan,
Derdi kendinde sanır.
Azsa da azmasa da,
Gökten rahmet yağar,
İyi, kötü demeden,
Hiç durmadan.
Kimisi el açar,
Kimisi gönül.
Kimisi ağzını açar,
Ceylan bakışlarının ardında,
Bir çift mavi göz vardı.
Ürkek kalbi gözlerinde saklıydı.
Saçları sarı ve dalgalı,
Hayatı gibi açık ve parlaktı.
Elleri, narin ve naifti.
Gülden bahçelere girmişsin,
Güllerle hemhal olmuşsun,
En güzel olanları dermişsin,
Gülden gönülleri tanımışsın,
Kokularından sürünmüşsün,
Bülbül gibi figan eyleyip de,
İnsan öğrendikçe
Aslında ne az şey,
Bildiğini fark ediyor.
Aklınla tek başına,
Uzaylara fırlatılsa,
Kainatta bir başına
Bırakmak istiyorumdum,
Yazmayacağım diyordum.
Yeminimi bozan inat neyse,
Bana üniformamı giydiriyordu.
Apoletlerimi söktüğüm,
Aşkın dansı olmalı,
Koşulsuz bir sevgi.
Yürekler dolmalı,
Ama taşmamalı.
Bilgiye aç olmalı,
Ama şımarmamalı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!