Ben ömrümü
eski bir değirmenin taşına bırakmıştım,
günler un olur sanmıştım
oysa yalnızca
ellerim beyazlıyordu sessizlikten.
Her sabah
biraz daha eksiliyordu gökyüzü,
kuşlar bile
başka dalların türküsünü seçiyordu.
Bir yol vardı içimde,
tozlu, uzun,
adını kimsenin bilmediği.
Sonra geldin.
Birden
rüzgâr yön değiştirdi.
Kurumuş dallar
çiçek açmayı hatırladı,
toprak
ilk yağmurunu içer gibi
adını içti.
Ben seni
yalnız sevmedim;
seni görünce
dünyanın yeniden kurulabileceğine inandım.
Çünkü sevda,
yalnız iki yüreğin buluşması değildir;
bir ekmeğin sıcaklığıdır bazen,
çocukların gülüşüdür,
uzak köylerden yükselen duman,
akşam ezgisine karışan çoban sesi.
Senin gözlerinde
kendime değil,
yarına baktım.
O yüzden artık
gece uzun olsa da korkutmuyor beni.
Biliyorum,
en koyu karanlık bile
bir serçenin kanadına yenilir.
Şimdi yazdığım her dize
bir ağacın gölgesi olsun istiyorum,
yorulanlara serinlik veren.
Her sözcük
bir dere gibi aksın,
susayan yüreklere varsın.
Ve sen...
Bir isim olmanın çok ötesinde,
içimde büyüyen
sessiz ama inatçı bir baharsın.
Ben artık
hayatı sana benzeterek okuyorum.
Çünkü bazı insanlar gelir,
yalnız bir kalbi değil,
bir ömrün mevsimini değiştirir.
Kayıt Tarihi : 12.07.2026 18:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin Hikâyesi Bu şiirin anlatıcısı, uzun yıllar boyunca hayatı hep eksik yaşamış bir insandır. Geçmişi hayal kırıklıkları, yalnızlıklar ve biten ilişkilerle doludur. Her yeni gün, bir öncekinden biraz daha ağır gelir; umut etmeyi neredeyse unutmuştur. Hayat onun için sadece sürüp giden bir bekleyişten ibarettir. Bir gün hiç beklemediği bir anda biri çıkar karşısına. Bu karşılaşma gürültülü değildir; büyük sözler, gösterişli başlangıçlar yoktur. Sadece bir bakış, birkaç samimi cümle ve içten bir gülümseme... Fakat bazen bir insanın bütün kaderini değiştirmeye bunlar yeter. Zaman ilerledikçe anlatıcı, sevginin yalnızca iki kişinin birbirine duyduğu duygudan ibaret olmadığını fark eder. Sevdiği insan sayesinde doğaya, insanlara, sabahlara ve geleceğe yeniden umutla bakmayı öğrenir. Eskiden karanlık gördüğü yollar artık aydınlıktır. Kurumuş sandığı duygular yeniden filizlenir. Şiirin sonunda anlatıcı, sevdiği kişiyi sadece bir sevgili olarak değil, hayatına anlam katan, kendisini yeniden var eden bir dönüm noktası olarak görür. Bu yüzden yazacağı her şiirde, kuracağı her cümlede onun izi olacaktır. Çünkü bazı insanlar hayatımıza gelip yalnız kalbimizi değil, bütün yaşamımızın yönünü değiştirir. Bu hikâye, umudunu kaybetmiş bir insanın sevgi sayesinde yeniden hayata tutunmasının ve aşkın insanı nasıl dönüştürebileceğinin öyküsüdür.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!