güllerin ve karanfillerin kırmızı rengini
İlk gençlik yıllarımda unuttum ben
kan gibi damlarken arzularıma
kışkırtıcı şafaklarda
açmayan tomurcuklar gibiydi ümitlerim
bekledim uzun yıllar beyhude yere
“Aşağı düşerken de göğe yükselirken de
yanımda kadın vardı; sebebim olan.”
I.
Düşüşüm onunla başlamıştı
tek olsam
savaşabilirdim
Hep bir şeyler batıyor dudaklarıma
söylemek istemediğim kelimelerin
kırılmış ince kenarları kanatıyor sesimi
susmaktan daha çok acı veriyor yutkunmak
bana bir hayat vererek çaldılar her şeyimi
ana baba
Uçurtmam göklerde uçar
ne de olsa daha temiz
daha havadar
ne ümitlerini kıran
ne de keyfini kaçıran var.
Bir kış günü gittim görev yerine
Selam verdim köyün her bir erine
Albayrağı çektim ak gönderine
Dalgalanışını unutamadım.
Köyüm Binboğa'nın yanı başında
Esiyor dağ başında poyrazı tipisi
Benziyor birbirine yıldızın hepisi
Görmedim şu alemde sevdiğim gibisi
Yolumuz ayrılsa da unutmak kolay mı?
Sözde umut verenler sözünden caydılar
Bir daha seversen beni unutur musun
Gözlerindeki yaşları kurutur musun
Yıllara yükleyip suçu insaf etmeden
Sevdalı gönlünü söyle avutur musun.
Azalmadı yıllar yılı hicranım benim
İnerken güzel ülkeden
bize yapışan iki kelimeyi
temizleme yeri olduğu için dünya
insan olmanın olmazsa olmazıydı
günah ve utanç
melek değildim
I.
Ümit yalnız gelir aşk yokken
bir rüzgar gibi savurup geçer
tutmasını bilene arzu olur adı iki kişilik
sevgi ile ısıtıldığında yeşeren bir ağaç büyütür
gözlerden uzak kuytu köşede
Yatağına küskün akan ırmakların
Bereketsizlik vebasına tutuldum
Kaçtı her şeyin tadı tuzu
Geçtiği yerden kir tutmayan yollarda
Acıyı azık belleyip aşk için
Serin şafaklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!