Delice bir koşu tutturmuştum
O tepeden aşağı doğru
Dünyalık tatlılardan toplamak için
Herkesin uyanık geçindiği zamanda
Bir bana mı yakışıyordu aptallık
Ceplerim yetmedi
Gökte kara bulut, yerde beyaz insanlar
Ağlıyor acıdan birbirini bulanlar.
Nasıl bir tezat ki, iyi kötüde saklı
Nadan olmasaydı olmazdı yaran haklı
Bad-ı saba esme benim içimde,
Gönlümün ateşi teziye solmaz.
Parça parça olan gönül testisi,
Öyle boşaldı ki teziye dolmaz.
Herkes kendisinin sıkı hayranı,
Bir tiryakiyim ben
Yalnızlığın çığlık çığlığa yüreğimi kanattığı
Karanlık gecede
İmbikten geçirilmiş
Dermanı bulunmaz acılardan
Bir tutam basmazsam yarama
Gönlümde bir hüzün var
İçinde gül yüzün var
Aklımda bir sözün var
Titriyor içim dışım
Dünyanın dönüşüne
Ölüyorum
kimsenin haberi yok
ama yavaş yavaş ama azar azar
saçım sakalım söylemese ben bile bilmezdim
bir sabah diyor içimden bir ses bir sabah
saat sekiz suları toplanır eş dost
Sabah körler için
Gece sağırlar için anlamlıdır
Bunu anladığında kendini dipte bulacaksın
Renkleri solduranın güneş değil zaman olduğunu
Yanlış suçlamaların adaletine sığında anlayacaksın
Hiç bir zaman kararmaz gökler
Tulumbadan suyu çektim
Buz gibi de içececektim
Deli gibi sevip yandım
Böyle vaz mı geçecektim.
Şu dağlarda ceylan gezer
Kanadında gurbetin,
Yüreğinde hasretin,
Yad ellere gidersin,
Turnam, telli turnam,
Turnam, dertli turnam.
Sen bir bağın gülü idin
Bülbül olup ötemedim
Sevda ağır geldi bana
Tek başıma çekemedim
Dünya döner yana yana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!