Kırgın zamanlarda
Beyaz atlara binilmez bayım
Akşam yakınken dönmeli yoldan...
Çifte su verilmiş yüreklerin öfkesini
Aşkın mahmur kollarında dindiremezsem
Bunca yıldır senin yolun gözledim,
Gelmedin gözümün nuru gelmedin.
Ateş gibi yandım nasıl özledim,
Görmedin gözümün nuru görmedin.
Küllenmeyen aşkın ateşten kordu,
Öyle bir zamana düştün ki gönül
Ötüyor bülbüller gülden habersiz.
Issız bir dergaha dolmuş mecnunlar
Yaşıyor aşkını dilden habersiz.
Gözlerin gördüğü en uzak nokta
Ben çok endişeliyim hakim bey
Bu dünya sonum olacak
Tüketiyor beni
Çıkamıyorum bir türlü içinden
Beni tutanlar kendilerini tutamadı
Yıktılar tüm dertlerini
Bu sevda gönlümde nihan efendim
Kaderim içinde pinhan efendim
Söylesem tutuşur cihan efendim
Tütmeden yanarım halim yamandır.
Ateş içre ateş aşkın firkati
Ziyan olduk şu dünyanın peşinde
Sonu gelmez hülyalara saldık da
Harcandık hep hayır gelmez işinde
Çölde serap deryalara daldık da.
Yar sevmedik tuttuk yarayı sevdik
Ta ha (طه)
kar yağınca
Ölümün beyaz renginde
ömrünün kısalacağını düşünür insanlar.
Dakikaların önemi yoktur
Say ki doğuştan hasretim sana.
Şu uzakların acısı çoktur
Vay ki doğuştan hasretim sana.
Ömür ipince uzayan bir ip
Ayva mıdır, nar mıdır?
Dünya bana dar mıdır?
Gece gündüz naz eder,
Döndüm bana yar mıdır?
Rüzgar olsan esmezsin
Ömrümüz toplanır bizden habersiz
Eskiyen zamanın gittiği yere
Son durakta bakar gözleri fersiz
Tükenen dermanın bittiği yere.
Arzular sınırı her zaman aşar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!