Ben çok endişeliyim hakim bey
Bu dünya sonum olacak
Tüketiyor beni
Çıkamıyorum bir türlü içinden
Beni tutanlar kendilerini tutamadı
Yıktılar tüm dertlerini
Ziyan olduk şu dünyanın peşinde
Sonu gelmez hülyalara saldık da
Harcandık hep hayır gelmez işinde
Çölde serap deryalara daldık da.
Yar sevmedik tuttuk yarayı sevdik
Ta ha (طه)
kar yağınca
Ölümün beyaz renginde
ömrünün kısalacağını düşünür insanlar.
Dakikaların önemi yoktur
Say ki doğuştan hasretim sana.
Şu uzakların acısı çoktur
Vay ki doğuştan hasretim sana.
Ömür ipince uzayan bir ip
Ayva mıdır, nar mıdır?
Dünya bana dar mıdır?
Gece gündüz naz eder,
Döndüm bana yar mıdır?
Rüzgar olsan esmezsin
Ömrümüz toplanır bizden habersiz
Eskiyen zamanın gittiği yere
Son durakta bakar gözleri fersiz
Tükenen dermanın bittiği yere.
Arzular sınırı her zaman aşar
Bana erkek görmemiş düveler lazım
Kurban edeceğim tanrıya
Ve genç danalar
Yemin etmemiş fahişelerden hayır gelmez
Hayatı el yordamıyla yaşamak için
Tecrübe kazanmaya gerek yok
Meğer beni çeken derde tendeki can imiş
Tuzak bildim ki nefsimi kuran canan imiş.
Levhi mahfuzda yakmışlar aşkın çırasını
Dumansız yanan közlere alem hayran imiş.
Hep ben ölüyorum madam
Acısı olmayan yaralar açılıyor etimde
Sokak satıcılarının güvensiz elleri titriyor
Soğuk mu heyecan mı bilemiyorum madam
Sesim kısılıyor ve benim yerime
Çocuklar sesleniyor sokak başlarında
Bir dönme dolap gibi dünya
Talihim bana gelir gider.
Yaşamak dersen sanki rüya
Umudum bana gelir gider.
Gülen gözlerim ağlar bazı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!