“Bazen şehirler içimizde çöker.”
Bir ömür
herkese yer açtım içimde;
kapılarımı geniş tuttum,
odalarımı daraltarak.
Ve bir sabah
anladım:
içimde
kendime kalacak bir yer
hiç bırakmamışım.
O sabah
ellerimle uğurladım herkesi;
sözler boğazımda kaldı,
sessizlik bindi gidişlerine
benim yerime.
Uzaklaştıkça
içimde
yıkılmamış sandığım
bir şehir daha çöktü.
Şehir
sokaklarda kalmadı;
gözlerimin içinde,
kulaklarımın derininde,
susmayan bir gürültü gibi
taşındı içime.
O gün
taşlar binalardan değil,
içimde ayakta kaldığını sandığım
son duvarlardan döküldü.
Günler eksildi,
geceler çoğaldı —
yanımda yerini hiç unutmayan
küçük bir can vardı:
gecenin sarı nabzı.
Geceleri
omzuma yaslanır,
ben sustukça
yanımda kalırdı.
Gidenlerin bıraktığı boşlukta
hep yanımdaydı;
kâh yüreğime kanat olan sesiyle,
kâh ruhumu ısıtan sarı bir köz hâliyle.
Bazı yaralar
sözle değil,
bir canın
sessizce yanında kalmasıyla
yavaşça iyileşir.
Zamanla anladım:
yalnızca ayakta kalmak değil,
bir gün
kalbinin de yorulduğunu fark etmekmiş hayat.
Bu yüzden yavaşladım;
küçük şeyleri
incitmeden sevmeyi,
kimseye yetişmeden yaşamayı öğrendim.
Ve ilk kez
içimde
kendime de yer açtım.
Kayıt Tarihi : 5.09.2026 09:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!