“Gürültü geçince...
insanın gerçek sesi duyulur.”
Herkesin bildiği bir sırdı:
şehir içinde şehirlerin,
dağımda dorukların sessiz kırılışı.
Gözler görmüş,
kulaklar işitmiş,
diller susmuş — kalpler konuşmuştu.
Şehir dışımda çökerken
dağlar da içimde çöküyordu.
Kimseler görmedi;
en çok o sessizlikte ayakta kaldım.
Gürültü çekildiğinde
içimde kalan şey — usulca sönmeyen titrek bir ışıktı.
Zaman geçti;
doğrular değişti, hakikat kaldı.
Acı azalmadı belki,
ama kabuk değiştirdi;
Önce,
içimde yankılanan bir çöküştü;
şimdi,
yavaş yavaş derinleşen bir diri sessizlik.
Yalın kayada incir,
deli poyrazda servi,
kara kışta zeytin,
yalnızlıkta ahlat gibi tutundu içimde kalan hayat.
Anladım:
insan,
bazen yeniden kurulmaz;
yalnızca,
içindeki kırık yerlerle yaşamayı öğrenir;
ve...
o kırıkların arasından,
beklenmedik bir yerden ince bir huzur sızar.
Kayıt Tarihi : 5.09.2026 09:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!