“Kırkkuyu’da İlk Kıvım: Ayşa Ebem’in Beşiği”
Kırkuyu'da sayvat Popas’ta sabah yeli ardıç dalını okşarken, höllükte pişmiş bez beşik toprağa gömülmeden önce Ayşa Ebem dua fısıldadı. “Subhâne’l-ebediyyi’l-ebed…” Götekonan toprağın sıcaklığı kutsal dölü sararken, salıncak yün kolanla kıvır kıvır titriyordu. Oğlak meee dedi, kuzu meee siyle uyanma zili çaldı. At kişnedi, köpek havladı, ama ses değil—bir milletin doğum yankısıydı.
Bağ olmak kolay değildir
Direneceksin dağın başı kadar
Dağ olmamaya
Yüzün olacak bahçıvanı beklemeye
Arada yaprak dökeceksin
BAĞRI YANIK TÜRKÜLER
Suyun azgın akanından
insanın yere bakanından
bir de ben bilirim diyeninden
kork korkabildiğin kadar
BAŞI BOŞ GEZENLERİN PLAKASI
Yusuf ailenin tek çocuğu, tek derdi. Yusuf, Yusuf, Yusuf…
Annesinin Yusuf’u okula bırakıp eve dönmesi an meselesi. Hep çağrılıyordu annesi okula. Yusuf ya arkadaşlarından dayak yemişti ya arkadaşları Yusuf’tan dayak yemişti.
YETER Kİ UMUTLAR SÖNMESİN
SUNUŞ
Hiçbirimiz böyle büyük doğmadık. Biz de çocuktuk bir zamanlar... Anımsıyorum da, çocukluğumuzda en büyük gereksinmemiz bir tutam ilgi, bir yudum sevgiydi sadece. Gerisi boş...
Bir damla gözyaşı ve umutla yoğrulmuş sevgi, hırçın yaralı bir çocuk kalbini iyileştirip yarınları değiştirmeye yeterli miydi? İşte bu kitapta sevgi ve umudun el ele verince neler başarabileceğinin şifrelerini bulacaksınız.
BAYRAK MI
Bayrağa bez parçası diyenler
Dökülen onca kanı hiçe sayanlar
Ruhunu satıp onuru ayakaltında ezenler
1- BANA KAFAYI YEDİREMEYECEKSİNİZ
(Umut, fiziksel engelli)
( Sınıf beden dersine çıkar, Semih koşamamanın top oynayamamanın ezikliği içinde)
SEMİH:( Semih ağlayarak sınıfa girer.)
- Bana top oynatmadılar.
UMUT: ( Gözünün önüne top oynayan, koşan çocuklar gelir. İç çekerek )
BELAYI KİMİN SATIN ALDIĞININ NE ÖNEMİ VAR
Çok şükür emekliliğimizde başımızı sokacak bir eve kavuştuk.
Ev ev değil mutluluk yuvası. Hanım kahvemizi yapıyor balkonda yudumluyoruz. Kahvenin bereketi yudumladıkça artıyor, bitmek bilmiyor bir türlü. Sohbet koyulaştıkça koyulaşıyor, hanım gözlerimin içine ilk kez görmüş gibi bakıyor da bakıyor, dönüp öpüyor da öpüyor…
BEN BİR ARDIÇ AĞACIYIM BOZDAĞLARDA
Bahar düşleri kurar
kar yığmış dalarım
BENİ BANA SORMA
Beni,
çimdiğim derelere sor
………söğüt yapraklarına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!