İbrahim Şahin 2 Şiirleri - Şair İbrahim ...

İbrahim Şahin 2


MEMLEKETİM ERMENEK DEDİYDİM

Dağları sevdim’’ yörük’’ dediler
Canım bir salkım üzüm çektiydi
‘’Azıcık olsun daha goruk’’ dediler

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Umutlarım darmadağın
Gülüşlerim sahte
Ne zaman tutuşsak felekle bahse
Nedense kaybeden ben olurum

Bir kez olsun demedim ki

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Bir destandır Anadolu okumasını bilene.
Nasıl ki her destan bir cesaret kahramanının ürünü Anadolu'nun destanını yazmak da bir cesaret gerektirir.
Her okuduğum kitapta yazma tutkusu katlanarak büyüdü. Gel gör ki bende cesaret tık. Ne zaman kalemi elime alsam elim başlıyordu titremeye. Üstümden atamadığım ta ilkokul yıllarında okuduğum yazının ilk cümlesinde tüm sınıfın gülüşü bir türlü aklımdan çıkmıyordu. Kalemi her ele alışımda o korku geliyordu aklıma. Kaleme ben değil o korku hâkim oluyordu. Elim titremeye kalem ürkmeye başlıyordu. Doğrusu yazdıklarıma ben bile gülüyordum.
Her kalemi elime alışta aklıma gelen tek cümle ‘’ Ya arkadaşlar gülerse…’’ Yazıma başlayamazdım ‘’ Ya arkadaşlar gülerse’’ diye.
İmdadıma okuduğum Çelik Böyle Sertleşti romanının yazarı yetişti. Romanın yazarı savaşta ayaklarını, iki kolunu kaybeden NikolayOstrovski ‘’ Ey siz insanlık düşmanları, bütün maddi varlığımı aldınız, bedenimi aldınız, bir tek beynimi alamadınız. Beynimle sizlere savaş açmaya devam ediyorum! ’’ diyerek dünyaya meydan okuyordu. Nikolay’ın tek silahı cesareti idi. Cesaret beyne hükmediyordu, beyin cesaretin kılıcını sallıyordu. Artık cesaret kılıcımı kullanmayı öğrenecektim. Kılıcımı öyle önüne gelene sallamayacaktım sadece içimdeki korkuya sallayacaktım. Kalemime korkularım değil ben hükmetmeliydim.
Artık ‘’ Yazmalıyım, yazacağım, yazdıklarımı gülene inat okuyacağım.’’ Her ‘’ Yazacağım’’ deyiş korku zincirimden bir halka koparıp atıyordu. Her halka kopuş bana bir güç, bana bir hırs…

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Sahne 1 – Gönüllü Gözlem
Bir öğretmen sabah balkonda gözlerini açar. Eşi hâlâ kendi ritminde, çocuğu kendi sınavında, dünya kendi ödevinde. Ama öğretmen gözünü değil, gönlünü açar.

👁️ Gözle seğiren umudu fark eder:

Öğrencinin cevap vermediği soruda kırık bir hayal

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

EVDE KALDIM
.
Evde kaldım
Kumandayı çocuklar aldı
..................................Elim boş
.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

EVİ MAPUS DAMI MI SANDIN

.

Sen evde kal

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Sabah çocuğu okula bıraktım ilk işim emekli maaşımı çekmek oldu.

Maaşı çektim. Çaldırıp çarptırmadan eve geldim. Eve geldim, bir kuruşunu harcamadan, bir kuruşunu düşürmeden.Derin bir '' Oh! '' çektim.

Daha ben '' Hanım maaşı çektim demeden'' Hanım sayıyor ''...Kredi kartı ödemesi,.....bakkala borç,...komşuya borç,......doğal gaz, su, elektrik, telefon faturası,.....çocuğun okul harçlığı,.... Pazar parası,......çarşı parası, ayakkabımın topuğu düştü, gözlüğümün camı çıktı....

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

📖 KIVI 1–5: “Sağırlı’da Başlayan Sessizlik”
1️⃣ Sağırlı Köyü sabaha ezanla değil— Fadime’nin iç çekişiyle uyanır. Gözleriyle duvara değil, kendine yaslanır kadınlar.
2️⃣ Fadime’nin saçı, annesinin eliyle değil— rıza dışı kurulan kaderin örgüsüyle örülür. Her tel, bir susuş uzunluğundadır.
3️⃣ Çeşmeden dönen testide su değil— sabır taşar. Ama kimse kırmaz testiyi, çünkü sesi duymak istemez kimse.
4️⃣ Dayılar karar alır: “Verilecek.” Kimse “Kime?” diye sormaz— çünkü soru, köyde ayıptır.
5️⃣ Fadime, karar verilen sofrada bir tek lokma almaz. Ama o an bir roman yutulur: acıyla, sessizce, tek nefeste.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

on Destanı – Sayfa 1 (Detaylı Kurgu) // “Köyün Donu”
Fadime, kırmızı dantelli donunu dut dalına asarken, içinden bir türkü mırıldanıyordu. Rüzgâr, o türküyü değil—donu kaptı götürdü. Don, havada süzülerek köy meydanına indi. Tam o sırada, pazara giden kadınlar sepetlerini taşırken, Kahvenin önünden geçiyorlardı.
Üsülü Emmi, donu havada görür görmez, “Bu neyin nesi?” diyerek yakaladı. Kahvedeki erkekler bir anda ayağa fırladı. Kimisi kokladı, Kimisi “bu bizim Hatçe’nin mi?” dedi, Kimisi “yok yok, bu Fadime’ninki!” diye bağırdı. Don elden ele dolaştı. Bir anda köyde bayrak yarışı gibi bir koşu başladı. Her erkek, donun sahibini bulmak için değil—donun kendisini sahiplenmek için koşuyordu.
Kadınlar, bu manzarayı uzaktan izliyordu. Kimisi utanarak başını eğdi, Kimisi “yine Fadime’nin başı derde girdi” dedi. Ama Fadime ortada yoktu. O, evdeydi. Beyinin gömleğini ütülüyordu. Donun kaybolduğundan haberi bile yoktu.
Muhtar, çeşmenin başında hepsini kıstırdı. “Yetti gari!” dedi. “Bu donu herkes kokladı, herkes koştu. Bu don artık bireyin değil—köyün namusudur! Ben bunu demirbaş listesine alıyorum!”

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2


Fadiminin düdük sesisi ile maç başladı Abdullah sesi ile ilk şutu fadimenin göğsüne çekti Fadime göğsü ile topu yumşattı göğsünde yumşattı göğsünde sektirdi göğüs göbek galça göbek üç tur attırdı alt dudakla pası hasana attı hasanın ssi kırıldı Fadime koştu suni tenefüs yapatı p y ipe yağı ile ovdu Hüseyin hasan sinsi sedyte yaptı abtullahı same hastanesine taşıdı hemşire settoskopla s ye iyice baktı dedi kırık yok incinme var skıremi ile okşarsak kendine gelir elini s kabanozuna götürdü kavonuz boştu hemen Fadime bir avuç s kıremi verdi odayı bir koku sardı hemşirenin elinden kıremi kaptı koridora kostü başladı syine sürmeye koridoru koku kapladı bütün personel koridora toplandı bizde isteriz bizde isteriz doktor bahçeye koştu. Personel iş bıraktı eylem yatışmadı devreye Ankara girdi fadiimeyi ikna edemediler fadimeyi baş hekim yaptılar Fadime ilk s krmini makam koltuğunda üretti ilk kullanıcı başhekim yardımcı Fadime yeni yönetmelik hazırladı kıremin patentini seam hastanesi adına aldı
Mad.1
Bütün personel molada s kıremimi üretecek
2 kırem şişelenip eve götürülmeyecek
3- hasta s kıremi ile tedavi edilecek

Devamını Oku