KADIN DOKUZ CANDIR
( TEKSTİLCİ LATİFE 35 yaşında bir tekstil işçisi. Yıpranmış, saçları beyazlamaya başlamış. Makyajsız. Tek lüksü başındaki başörtüsü)
TEKSTİLCİ LATİFE:(Sabah kalkar kahvaltıyı hazırlar. Çocuklarını kaldırır. Çocuklarını yedirir, içirir, giydirir)
Çocuklar sıraya dizilir:
-Ane, bana harçlık
- Bana da.
KALEMİM KAN DAMLIYOR
.
Kalemim damlıyor
...........sözcük sözcük
.......her sözcük kan içinde
..........................damla damla…
KANADIM KIRILDI O GÜN
Ne zaman doğdum, başladım yaşamaya, o gün başladım hayal kurmaya. ..
Yürümeyi hayal ettim önce. Yürüdüm. Koşmayı hayal ettim, koştum.
Düştüm, yaralandım. O da hayal kurmanın bedeli. Öğrenmenin bedeli.
Ayağımın bastığı çimen oldum. Ezildim. Acıdı canım, yükseldi çığlığım. Acıyı öğrendim, çığlık atmayı.
📖 Kanlı Kalem Destanı – İnsanlık Tarihine Absürt Bir Ders
Kalemim kırıldı ama mürekkebi hâlâ kan. İnsanlık tarihi, bir mezar taşına yazılmış absürt bir şiir gibi:
Firavunlar piramit dikti ama işçiler gömüldü
Bilmem ki bu nasıl oyun kapanmaz perdeler
Bayırda düzde, kış gecesinin ayazında
Eli tetik dili duada binasip binler
Haykırsam
Aşkımı en alt perdeden
Tanyeri yırtar perdesini
İlikler yıldızlar düğmesini
Cemre düşer bedenime
Ellerin sol yanıma yaslayınca
.” 💛
🧨 Absürt Roman Sahnesi – "Gülmece Yasaklarıyla Donlanan İnsan"
Sabah işe gitmek üzere alarma basan bir vatandaş, alarmın sesiyle değil—patronun toplantı hatırlatıcısıyla organa kramp girdi. Duvara dönüp “Ben özgürüm!” diye bağırdı ama duvar “Kira ödenmedi gız” diyerek cüzdana tekme attı.
İlk çaydan önce vatandaş sosyal medyada “Ben mutluyum” dedi. Ama çay bardağından gelen cevap netti:
Köy sabahı sessiz doğar ama kelimeler fısıltıyla kıvırır. Adam karısını adıyla çağırmaz. “Gız” der, “bacım” der, “şu kadın” der ama sevmez değil—kelimeyi saklar. Çünkü köyde kelimenin duygusu, gözün rızasıyla boğulur. Çocuklarının yanında bakışamazlar; kelimeyle değil, tenle yasaklanırlar. Ama gece olunca donun altı rıza verir. Bir adam karısına “Kuşun ötüyor gız...” der. Kadın cevap verir: “Cik cik ettirme şimdi, çocuk uyanır.”
🫧 Köpük 1: Bir çift gurbete uğurlanırken birbirine bakamaz. Otobüs gelir, kadın bakmadan mendil sallar. Adam koklamadan gider ama gazı içinde kalır. Altına kaçırmaz; kelime içine göçer.
🫧 Köpük 2: Köy kahvesinde “sevgi” kelimesi bir küfürle paketlenir. “Sevdiysen söyleme gız, ayıp olur!” Oysa adam sevmişti. Karısının simit kırışında kıvırmıştı. Ama dediği tek şey:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!