Uğursuz günlere gebe geceler,
Sülükler emiyor beyin zarımı.
Çözümsüz kafamda tüm bilmeceler,
Çaldılar cadılar yıldızlarımı.
Sefil duyguların anaforunda,
Bilmem ki, anlatayım sana nasıl vuruldum,
Seni bir kış mevsimi birden içimde buldum.
Bitirdi beni senin aman vermeyen sevdân,
Dayan diyorum kâlbim, birazcık daha dayan.
ANLATAMAM KENDİMİ
Seyrederken aynada mutlu-mutsuz yüzümü,
Bu ömür denen takvim bitecektir sormadan.
Ertelenmiş tövbeler örselerken özümü,
Asrın başı Osmanlıdan öç aldı,
Ehli salip birbirinden güç aldı,
Zaman geldi Türküm demek suç oldu,
Ulaşmıyor dosta neden çağrım oy,
Yana yana çöle döndü bağrım oy.
Yiğit bir ses yükseldi Toroslar’dan,
“Ferman padişah’ın dağlar bizimdir.”
Afşar Boyu aşka geldi bu sesten,
“Ölen ölür kalan sağlar bizimdir.”
Yaylalara yasak konmuş çıkılmaz,
Vatandan haberler sormuşsun bana,
Particilik halkı böldü be Ali.
O çekti bu yana,şu öte yana,
Birlik dediğin şey öldü be Ali.
İşleri iyice bozduk bok ettik,
Ruhum yücelerde,nefsim basitte .
Peşinde koşmuşum abes davanın.
Bütünü ararken kaldım kesitte,
Esiri olmuşum,sanki zamanın...
Madde ayak bağı,madde yalancı.
Varsın aksın gece gündüz göz yaşım,
Silmezem, silmezem, silmezem gayrı.
Niçin böyle deli, divâne başım,
Bilmezem, bilmezem, bilmezem gayrı.
Esretti gönlümü âzâd eylemez,
Asır ha yirmi olmuş ha yirmi bir ha otuz,
İnsanoğlu tedirgin,insanoğlu huzursuz.
Dünyanın her köşesi fitnelerle karışık,
İnsan mânâya dargın,madde ile barışık.
Sevgiler basit,sahte, samimiyet hep lafta,
Yalan,riya, incelik,hoşgörü aynı safta.
Bu dünyada bir muradım kalmadı,
Çetin yazmış Rabbim yazımı benim.
Bir yâr sevdim o da bana gülmedi,
Söndürdü neşemi, hazımı benim.
Hayatımı ona bağladı kader,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!