ÖLÜM
Bin nara atılır bu aciz halime
Ölümsüzlüğün iksiri yok
Sor istediğin her alime
Toprak hiç acır mı bu zalime
Mazlum aç, yetim aç ölürken
ON İKİ BÜYÜK GÜNAH
Başımda leş kargaları,
Ölmemeli
Öldürmemeliyim başımın içindekilerini
Leş etçil kargadır dimağım
ÖPTÜM
Yani ben yetim bir sevdaya gebeyken
Aç bir ömre talimken
Rastladım en saf haline sevginin
Bir bulut çökmüştü
Gökyüzüme, gündüzleri gözlerime
ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ
İsmini bir türlü koyamadığım bir tat var damağımda
Dizlerimde günlerce yürümüş bir atın bitkinliği
Kollarım benden habersiz şekilde çalışmakta
Ruhumda anlamsız bir tariftir
Bir türlü herhangi bir zemine oturamayan bir mana
Hep ufuk'ta bir gözümüz
Yalan yok, doğrudur sözümüz
Ahi Evran'dır öğüdümüz
Doğruluk ve adalettir özümüz
RANA
Ellerim bir berrak nehir
Gözlerim yarınlara duru umutlar bahşetmekte
Rana,
Yarını bilir misin?
En ihtilalci
Saatler Ve İnsanlar
Saatler ve insanları hep birbirine benzetirdim.
İkisininde kalbi vardı
İkisininde vakti!
Birinde pil bitince ölürken
Diğerinde kalp dururken ölüyordu
Sakin Şehirler
Bu çağ bu zaman ne değişiktir
Gökyüzünde bulutlar bile uydurmuş kendini değişikliğe
İlkbahar aylarında masmaviyken
Kararmış gökyüzü sağanaklar
Sakin her yer, herkes
SALI- DOĞUM
Bir uçsam gökyüzüne
Açılsa göğsümden yıllardır saklanmış kuşun kanatları
Fallik dönemine girmiş gibi
Dökse içini çekinmeden
Utanmadan, düşünmeden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!