Gece sokakta gezinirken
Kendi gölgemin izlerini
Beni takip ediyormuşcasına
Sevdiğim kadın üzerine yormak
Bir o kadar heyecan ve mutluluk veriyorken
Bir o kadar da eğildiğim de
Eylül ayında
Oda da kimse yok
Seste yok
Güzel de yok
Eskiye dair hiçbiri yok
Güzelde hatırlamıyor beni
Ne düşündüysek onu yaşadık bu dünyada
Sözler açtık başlangıçlara
Cümleler kurduk aşk için
Kolumuzu, kanadımızı kırdık yalnızlığa
Olmadıları yok saydık hep
Üsküdar'dayız sabaha karşı;
Recep daha evlenmemiş.
Kadir süvarilikten yeni mezun
Niyazi hovardalık peşinde
Hepimiz bir taraftayız
Sokak bembeyaz
Zincir boşluklarının arasında
Bir ağacın altına uzanan
İhtiyar bir zâtın hüznüyle
Özlüyorum seni.
Sokak lambaları dün geceden söndürülmüş
Vuslatından uzaklaşmış
Kan kızılı bir çığlığın içersinde
Terk edilmişliğe beşkala
Bir yudum şarap bir yudum sessizlikti
Gecenin en susamışlığında.
Neden aşk şiiri yazmadığımı
Bir Rüstem bilir
Bir de Niyazi
Zaten Recep bu muhabbetin en güzel türküsünü söyler
Trabzon'un en güzel adamı.
En büyük gırgırı da Kadir geçer
Bugün ben gidiyorum
Özledim seni konuş benimle demeyeceğim.
Hazin bir hikayenin al beni kurtar bu yağmurdan bir Baksana ne haldeyim kahramanı yapmayacağım seni.
Ben ne uykusuzluklar ne acılar çektim
Hiçbir karanlık senin kadar örtemedi üstümü.
Dün bir rüyada gördüm gözlerini
Hiç kimseler bilmez senin bir kadeh
İnceliğindeki zarifliğini.
Bir tenin üstünde dudaklarımın
Her zerreni nasıl minik minik öptüğünü .
Eski bir şarap mahzeninin güzelliğinde
büyülüyorsun beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!