işte koca bir şehir
içimde ümit
yorgun bir beden
kulağımda martı sesi sana geldim
karşımda koca bir deniz
Madımakta bütün canlar toplandık,
saz çalıp türkü birde beyit söyledik
Aleviyiz diye hep bir ağızda yuhalandık.
Diri diri yaktılar bizi sivas elinde.
bu kadar nefret bu kadar kin niye
duvarda duruyor resmin
zamana sordum seni.
içime attım dertlerimi
sessizce kanıyordu yüreğim.
insanı yakan ansızın terkedişler
beklersin ölümü güneş doğar ve batar
sen yine beklersin
yol gider sen gidersin
o an derinlere dalarsın
gökyüzünde bir sis
bulutlar parçalanıyor
hal perişan beden yorgun
gemiler
giderde gider
Nabzıma
Zincir vurmak istedim.
Damla damla değdi
Gözyaşlarım
Tenime.
Doğduğum büyüdüğüm köye geldim
Yıkılmış virane olmuş evleri gördüm
Ağalar beyler ölmez bilirdim
Ben kardeşimi çok özledim
Halden anlamaz dost bildiklerim
Hoşgeldin eylül
şikayetim var sana.
bıraktığın yerde duramadım
gece ile gündüz karıştı
bir birine.
hey dağlar duy sesimi
mevsimler değişti
kaldı sadece nemli bir toprak
limanlar sessiz
gökyüzü ağustos geceleri
Hayalim hüznüm gömüldü karanlık geceye
Çözülmedi kalbim sustu gece boyu
Yemin ettim ağladım
Güneşi gördü gözyaşlarım
Çok güzel bir çalışmaydı..
Kutluyorum samimi yürek sesinizi..
Tam puanımla.. (Antolojimde)
Saygı ve Selamlarımla
HÜSEYİN ÇUBUK